Kara talihime inatlık etsem
Dağa, taşa acı sitemler etsem
Alıp başımı uzaklara gitsem
Ayaklarım durmaz gelirim sana.
Peygamber çiçekleri toplamasam
Kara gurbet gene başımda bela
Gözümde duman duman tüter sıla
Gizli gizli ağlarım nazlı yara
Hasret sancısı yerleşti canıma
Vakit geldi çattı anam arkamda
Senin derdin dünyaya sığmaz
Hiçbir ilâç işe yaramaz
Akıl mantık zaten alamaz
Anla artık hayırsız gönül!
Âdetlere karşı gelinmez
Bu kadar yaban değildim eskiden
Gözlerim küskün uzağa bakmazdı
Tek hayalim vardı – beyaz gelinlik
Bir gün per perişan cöpe atıldı
Kırıp geçtiler kalbimi, acımadılar
Gözlerim yere döküldü, aldırmadılar
Saçlarım yelde savruldu, toplamadılar
Şimdi neye yarar artık son pişmanlıklar!
İçime gömdüm kendimi, göremediler
Bir köylü kızın hikayesi
Bir çırpıda hayallerini yıkmış
Ufacık bir bavula sığdırmış
Bir veda bakışı bile yapmamış
Köyünü terketmiş güzel Selime
Gözümde büyüyen gonca gül gibi
Ne kadar soldursam, açıyorsun sen
Her geçen gün gerçek sihirbaz gibi
Gönlümün sultanı oluyorsun sen.
Günlük dertlerime sırdaşım gibi
Ozan Ömer Osman Erendoruk’a ithaf
Tek günahın dünyaya Türk olarak geldin
Tarihin hesaplarına sen cevap verdin
Devrilen politikaya kurban seçildin
“Soya Dönüş” süreciyle bittin tükendin.
Küçücük dünyamda bir güneş doğdu
Sevgi ışınları serpildi durdu
Gonca güller açtı, dikenler soldu
Şimdi gel, gör beni, ilk defa güldüm
İlk defa bir türkü çalip söyledim...
Korkuyorum-iki yüzlü insan
Çıkar için ana baba satan
Cicim bicim maskeler takınan
Ne yapsam da sahtekar olamam.
Korkuyorum eş dost, akrabadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!