Sessiz...
Karanlık vurur yüreğime
Nefessiz bırakır bütün bedenimi
Sensiz...
Gecelerde kaybolur ruhum
Hecelerde savrulur adın
İNAY KÖYÜ 'NDE
BİR ANA, BİR GELİN
VE BİR DEVİR:
EMİNELERiN DESTANI
Çocukluğumda
En çok yağmuru sevdim.
Ne zaman bir dert gelse başıma,
Çıkar, ıslanırdım.
Onu dinler, ona dokunur,
Toprağı koklar,
Gözlerindeki dünyaya götür beni
Kahve kokan sabah
Sessiz bir ev
İki fincan
Tek bir masa
Adım adım sende kaybolmak isterim
Şehrin gürültüsü
Çekildi derinlere.
Sokak lambaları
Daldı hayallere.
Güneşten kalan
Senelerce baktın,
Hayallere saldın.
Simsiyah gözlerinle,
Aklımı benden aldın.
Tertemiz bir bakış,
Karşıma çıkmalısın yine !
Köşe başlarında
Görmeliyim seni .
Bana yaklaşmadan ,
Arzu dolu gözlerle ,
Bakmalısan uzaktan .
İnay’ın tozunda saklıdır mazi,
Taş Köprü’de akar şehidimin kanı.
Biri can verdi, biri kaldı gazi,
Hür kıldılar bize bu aziz vatanı.
İNAY DESTANI:
KAN, TOPRAK VE AYDINLIK
GİRİŞ:
1919 Mahşerin ve Umudun Eşiği (İnay'ın ve haysiyet sınavı).
Sancının gürültüsü kesilir bir gün
Yalnız bir hatıra kalır boşlukta
Çayını demlersin, dumanı tüter
Eski bir şarkı başlar radyoda
Yüzünde ince bir veda
Kim duyacak, sen susarken?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!