Şehrin gürültüsü
Çekildi derinlere.
Sokak lambaları
Daldı hayallere.
Güneşten kalan
O son sıcaklık,
Karşıyaka bir sancak, yeşil-kırmızıdır kanı,
Bornova gençlik demek, köşklerdedir anı.
Şirinyer’in parkları, Buca’nın bağları var,
İkiçeşmelik’ten inerken, tarih sana göz kırpar.
Alsancak bir zarafet, Kordon’da parlar edalar,
Evrendede’de bir ozan, Hamamboğazı’nda şifalı suyum,
Karahallı’da Clandras,
Dokuma tezgâhında soyum.
Eşme’de al kilim,
Ne olur bakma bana öyle
Kederle doluyor içim
Eski bir sızı uyanıyor derinden
Hiç bitmiyor bu seçim
Sanki her bakışın bir mühür
BEKLEMEK..🌹 🌹 🌹
Yolcu mu treni bekler?
Tren mi yolcuyu?
Bilinmez ama.
Herkesin beklediği,
Ben Filistinli Çocuk
Bu açlık içimde derin bir yara
Düşmanım çok , dostlarım yok oldu
Vicdan denilen ilaç ne çare
Dokunan el çok, sevenim yok oldu
Sana kendimi anlattım
Sesimi duydun mu ?
Kalbimin titrediğini
Hissettin mi hiç?
Hem içimdesin benim
Hem benden çok uzakta...
ÇOBAN MUSTAFA:
BİR HİLAL UĞRUNA
Birinci Bölüm:
Cemrelerin Düştüğü Toprak
Rüzgâr saçlı bir güzel, süzülür kıyılardan,
Gözleri derya deniz, kurtarır kaygılardan.
Gülüşü bir imbattır, dokunur tenimize,
Mavi bir mühür vurur, bütün sevgimize.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!