Bilinmez ki hiç bir hali
Her an değişir ahvali
Budur gönlün arz u hali
Halden hale döner gider
Bir dem kesrette boğulur
Üç beş günlük dünyaya
Sermayeni tüketme
Şu değersiz fenaya
Hazineni sarf etme
Mala mülke aldanma
Deli gönlün hallerini
Bilen varsa beri gelsin
Bin bir türlü dillerini
Bilen varsa beri gelsin
Bir dem gelir dilşad olur
Bu mürde gönlüm yine
Dert yükünü yüklendi
Bilmem ki neden niye
Kuru gözler nemlendi
Ne evlat ne akraba
Bu devran senin mutlu tâli’ senindir
Felaket bu devranda bilmem kimindir
Aşkından ahu efgan ederken bu kullar
O matem senin ki en mutlu demindir
Bir dileğim vardır senden
Karlı dağı aşar mısın
Turna olsan mavi gökte
Ufka kanat açar mısın
Gözüm açtım seni gördüm
Gördüğümü hayra yordum
Boynum büküp divan durdum
Başka güzele bakamam dostum
Sen hânımsın sen sultanım
Edeple gelen huzura, erer en ala sürura
Edep bilmez bu gurura, kapılar sürmeli imiş
Adem nebi edebinden, kırk yıl kalkmadı secdeden
Mecnun olup diyar diyar gezerim
Ateş düştü yüreğime efendim
Aşkın ile ölmektir tek dileğim
Ateş düştü yüreğime efendim
Keremin pek çoktur bendelerine
Yorgun, bitkin bir halde Elhamra kapısında
Uzanmış yatıyorken bir bankın ortasında
Yaklaşmış bir kafile başlarında rehberi
Demiş siesta bir gelenek eskiden beri
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!