Perinur Olgun Şiirleri - Şair Perinur Olgun

Perinur Olgun

Gözlerini sevdiğim ruhumun istediği
Sular gibi canımda can ezbere bildiğim
Gözlerime bakarak yüreğime akarak
Söyledi keşke daha önce sevseydim seni

Ellerimi sıcacık gönlünle tutuverdi

Devamını Oku
Perinur Olgun

KAHRAMAN CELİL

1.SAHNE:
KİŞİLER:
CELİL:Baş kahraman 6/B sınıfından Murat Alperen Takım
EMİNE TEYZE: Celil'in annesi:6/B sınıfından Fatma Varol

Devamını Oku
Perinur Olgun

Kurnaz mı kurnaz bir tilki
Çalıların arasında dolaştı bir - iki
Baktı karşıdaki ağaçlara
Birinin dalında
Oturuyor bir karga.
Kara mı kapkara.

Devamını Oku
Perinur Olgun

Dudaklarını açar gül olur,
Babasını görür bülbül olur.
Anneciğiyle oynar sümbül olur,
Çok tatlıdır bizim İlikan.

Halasını çok sever, der 'Halacığım'

Devamını Oku
Perinur Olgun

Taşçıoğlu:
Pes etmiştim ben ama sen hiç hesapta yoktun!
Bu kadar hayat dolu birini ummuyordum...
İnadına yaşamı nerden aklıma soktun?
Rast gelmeseydin inan gözümü yumuyordum...

Devamını Oku
Perinur Olgun

Güzel bir düş gördüm dedim
Hayırdır inşallah dedi
Kimi gördün düşünde? dedi
Gülümsedim
Anladı onu gördüğümü...
Anlayıverdi onu gördüğümü..

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sen gideli hiç iyi bakmadım kendime
Zararlı ne varsa yaptım
Yağmurda yürüdüm ıslandım bol bol
Sırtımda bir ağrı görme gitsin
Geceler boyu oturdum uykum gelmedi bir türlü
Bir görsen gözlerim kan çanağı

Devamını Oku
Perinur Olgun

hani dudağındaki o kıvrım var ya
gülerken yukarıya doğru kıvrılan
damarımdaki aşkı hızlandıran
yüreğimi güm güm çaldıran
aşkı benden alan
kalbimi habersizce çalan

Devamını Oku
Perinur Olgun

Havada bahar kokusu hepsi senin yüzünden
Ellerinden sevda bulaşmış yüreğime
Bu kaçıncı cemre yüreğimi yeşerten
Sıkıntısı şimdiden başladı baharın içimde
Saklanmıyor bu ateş bu kalp çarpıntısı
Bu dudağımdaki gülüş

Devamını Oku
Perinur Olgun

Hoş geldin Prenses. İşin çok. İkisini adam etmen, onlara hayatı öğretmen gerekecek. Şu uzun boylusuna "Baba" dersin. Gülümseyen, saçlarını genellikle atkuyruğu yapana "Anne". Onların gece gülüşüp kendi başlarına televizyon karşısında yayılmalarına izin vermemelisin. Bir bahane bul işte. Karnım ağrıyor de bağır. Gazım var beni gezdirin de ağla bul işte bi şeyler. Yemek sırasında hele yemek yaparken o anne dediğinin elini ayağına dolaştırman lazım Mama saatim geldi de olmazsa çişim geldi de.. de ki uzun boylu baba dediğin eve geldiğinde yemek bulamasın. Olsun Çiğdem ben akşamki fasulyeyi ısıtırım sen çocuğa bak desin. Ne akşamı... yoksa akşam gezmeğe mi çıkacaklar? ne gezmesi? sen varken... hem de anneannene bırakacaklarmış seni. Hemen bir şeyler bulmalısın. Bu gezme de onların burunlarından gelmesi lazım. Yoo yok olmaz öyle şey. Ne demek el ele Karşıyaka'da gezeceklermiş. Hıh tamam oldu gözlerim doldu. Göster kendini bebek göster onlara sensiz gezmeği. Anneanneye öyle ağla ki kadıncağız yarım saat sonra telefon edip çağırsın Yavrum çok ağlıyor hani gezmeyi kısa kesip gelseniz. Hastaneye götürsek bir desin. Ne hastanesi... onlar gelince bir gülücük hopp mışıl mışıl uykulara. Siz geldiniz ya gönlüm rahat uyuyabilirim artık. Sabahları şu anne dediğin uykuyu çok sever onu o çok tatlı uykusundan uyandırıp gazım var arkasından çişim var arkasından karnım acıktı arkasından canım sıkıldı ağlamalarıyla onun sabahlarını sabah uykularını sabah keyiflerini bozmalısın. Bozmalısın ki her sabah okula geç kalsın. Baba dediğin uzun boylu giyinirken işe gideceğini anladığında basmalısın yaygarayı ki o sen uyanmayasın diye parmaklarının ucunda dolaşsın evde. Tek pabucunu giymeden teki elinde çıksın dışarıya hatta traşını işte de yapabilir arabada giderken de yapabilir. Araba dedim de ahhh bir tek arabada ağlamamalısın. Arabaya binince camdan bakınmalısın. Attalara giderken ağlamak yok. Ohh al emziği ağzına keyfine bak. Biberon da çantada. Arabadan inince ağla eve gelince. Bir tek parkta uslu. Akşam parka götürün beni diye tuttur. Salıncağa binince hani salıncak sallanınca yüreği hop eder ya insanın orada gül işte alabildiğine. Park dönüşü at kendini yerlere ne kadar eziyetin varsa yap ağla ben eve gitmeyeceğim diye mızmızlan, mızmızlan ki Ah iyi ki geldin Fehmi sen çocuğu al parka götür de ben yemeğin soğanını bir kavurayım yemek yaptırmadı bu çocuk desin. Sen de babayla parka.... Parktan dönüşte balon aldırmayı unutma. Ne kadar uyduruk şey aklına geliyorsa hepsini iste.. çikolata de ama meyve ağzına koyma rendelerse de yutma tükür arada hatta en olmaz yerde kusabilirsin.. Çikolatayı yeni alınan cicilerine sür ağzına olmazsa hııh tamam buldum babanın o bilmem kaç bin liraya aldığı arabaya koltuklara sür o arabayı sürerken olmazsa yemezsin tükürürsün, gofret aldır üstüne başına dök kırıntılarını beğenmedim bunun muzlusu yok muydu ben onu severdim niye bunu aldınız ki deyip bas ağlamayı emziğini oraya buraya at. at ki attığın yeri bulamasınlar ellerinde fener arasınlar dursunlar senin Amerikadan gelen emziğini. Bulamazsanız saat gece ikiye kadar ağlarım bak de.. Başlıyorum de...A bak yanına mutlaka bir tavşan kedi köpek işte bir oyuncağını al.O olmazsa uyuyamam de. Bu benim kuralım de. Siz ikiniz beni uydurduğum kurallara uymak zorundasınız de. Onları yere at bulaştır kumlara çamurlara sonra tuttur onu bulun de.. yıkayın de çabuk kurutun de.. de ki elleri ayaklarına dolansın Saçlarını at kuyruğu yapan tüm çektirdiklerine rağmen hala gülümsemeye devam eden anne dediğin su verirse ağla.. ağla ki su değil mama istediğini sansın hemen mutfağa koşsun sana mama hazırlasın. Mamayı hazırladığında ağzına alma mama saatim değil ki ağlamasına başla.. başla ki eli ayağına dolaşsın. seni sallamaya başlasın sallama şeklini beğenme. ayakta sallarsa olmaz de midem bulanıyor battaniyeyi denediğinde olmaz de başıma dönüyor beşikte sallarsa yine olmaz de bu şekilde bana uymadı yok mu bunun başka şekli diye deli olsun. Akşam yemeğinde onlar tam yemek yerken ağlamaya başla ki yemek de yiyemesinler. Banyo yaparken seni haşlıyorlarmış gibi bağır uyuyasın diye sallarken işkence ediyorlarmış gibi. Yemek seçmeyi unutma. Bak peynir yeme, sütü tükür, zeytini ağzına sokma, bala elini batırıp sofraya yapıştır, et çok sert de yoğurda çok yumuşak çorbaya sulu pilava çok katı. Pilav yeyince kabız olmayı unutma şeftali yeyince ishal. Kapının anahtar deliğinden grip olup hapşır kı o saçını atkuyruğu yapan tüm gece başında beklesin sabah da şiş gözlerle okula gitsin. Denize götürdükleri vakit denizin ya da havuzun önce suyundan kulağım ağrıdı de sonra güneş geçti başıma. Bunları unutma yoksa denize gittikleri günden mutlu şekilde dönebilirler. Senin görevin büyük.. Dümdüz yolda paytak paytak yürürken şap diye düşüp kafanda bir şişlikle dolaş ki annen hemen ekmeği çiğneyip alnına yapıştırsın annesinden gördüğü ilk pansuman şeklini uygulasın kafanda. Şişlikler çoğalınca o uzun boylusu kızacak şimdi deyip yüreği hop etsin sen her düştüğünde. Yumuşacık halı üzerinde otururken küt diye arkaya düşüp yine bas yaygarayı. Bunlar olmazsa bir bahane bul işte bunlara hayatı senle yaşamanın ne kadar zor olduğunu anlatmak için. Senle yaşamanın ne kadar değerli olduğunu anlasınlar ve tüm bunları yapmana rağmen sana sarılsınlar "Ne kadar şanslıyız. Senin gibi bir çocuğumuz var desinler ve seni ömürleri boyunca çoook sevsinler. Hadi göreyim seni bebek.
22 Mart 2015.

Devamını Oku