CANAN
Şimdi gidiyorum yanımda anılarınla
Üzüleceksin biliyorum yanlızlığınla
Diyeceksin özlüyorum ayrılığın karanlığında
Soranlara de beni benden çok sevendi canan
Dümdüzdür hemen her yanı
Eskiden yoldan geçerdi kağnı
Şimdi motorize oldu hanı
Serin eser bizim elin rüzgârı
Baharda dallar açar çiçeği
Mart gelir, ayaz vurur gerçeği
Ateşlere düşte yanma sevgilim
Bir sevgili bulda kanma sevgilim
Sensiz tükendim sanma sevgilim
Beni hatırlaman için ölmem mi lazım
Geçtiğimiz yollardan geçme sevgilim
Anam garip çayından geçirmiş
Kader ayrılık suyun içirmiş
Hasretin gömleğin giydirmiş
Felek acıyı bağrıma sermiş
Gayri iflah olamam ey ermiş
Ben çevirmedim düştü yapraklar
Acı, keder, sevinç sinem saklar
Mutluluk arıyor bak sokaklar
Günler, haftalar ve aylar
Yaz, kış derken tez geçti bahar
Hazan vaktidir bitti eski yıl
Gün batımında değer yüreğime sevdan
Dalgaların kıyıya vurduğu gibi yavaştan
Saçların serpilir yüzüne ışıltısı yıldızlardan
Sevda fısıldıyor deniz usul usul dolunaydan
Sevdamız da leylak kokuyor güller aşk
Çal, şiirimi çal
Hadi, hadi fikirlerimi de çal
Korkma canım
Kördür ya bir yanım
Hiç üzülmem
Öfkelenmem
Hepsi becerikli kıpır kıpır
İçleri kazan gibi fıkı fıkır
Dış cepheye takılma
Beyaz saçları da kafana takma
Hepsi cin pek bir fena a...a
Kendine iyi bakacaksın
Çocukluğumun anlam kazanmaya başladığı o yıllarda gelmişim ben bu şirin beldeye. Konuşmayı daha düzgün yürümeyi daha emin adımlarla yapa bilmek adına başarılı olurken. aslında yakın bir kasabada Havza-Samsunda doğmuşum azıcık daha kara denize yakın. Çünkü annem oralı. Babam,Malatyalı aslında. Fakat gençliği Sivas da geçmiş. Bakın iş de ailem de bile farklı şiveler var. Ama çok da güzel kaynaşmışız. Beş kardeş bir sofrada güle oynaya büyümüşüz. Fakirlik kimin umurunda. Nasılda mutluyduk. Şimdi çocuklarıma bakıyorum da hem suratları asılıyor. bugün aldıklarını yarın beğenmiyorlar. dün sevdiklerinde bu gün nefret ediyorlar.
Suluova; 1956 yılından sonra gelişmeye başlamış bir kaza.Şeker Fabrikası kurulunca hızla büyüyen bir köy. Hali ile uzun bir geçmişi yok. Öncelikle yakın kaza, il, ve köylerden insanlar gelmiş. ekmek parası işte. Sonra Fabrikaya memurlar, müdürler, işçiler, okullara öğretmenler. yani sizin anlıyacağınız bir şive mozaiği oluşmuş. Aslında Sulu ova değil. Şiveler ovası demek lazım. Şaka bir tarafa.
Yer altı suyu çok olduğu için bu adı almış.Çok düz, yüksek dağlar yok etrafta. Tersakan da boydan boya sular geçer. İnsanlar rahat, espirili,hoş görülü.
Çocukluğumdan beri kulağıma takılan hoşuma gidenleri sizle paylaşmak istedim bu gün. Eh inşallah beğenirsiniz.
Mesela biz önce Fabrikaya yakın otururduk İladikliler(Ladik) vardı. Gavzalılar(Havza) vardı. Dolmuşçular bağırırdı o zamanlar fazla otobüs yoktu tabii.
- Gavza, gavza. Bir diğeri
Başta masum uğraştı
İnsanca savaştı
Sevgiydi dilimiz
Adaletti pirimiz,
Birdi ölümüz, dirimiz
Hoşgörüde yıkanırdı kirimiz




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.