Avuç açmış gibi, Allaha,
Hâkim olmuşsun, tüm ovaya.
Yaslandım da, karlı yamaçlarına,
Baktım, Kayseri topraklarına.
Buram, buram tarihti, Erciyes.
Anadolu’nun bağrında, KAYSERİ.
10-16 Mayıs engelliler haftası olarak kutlanır. Uzun yıllar evlerde adeta hapis gibi yaşayan özürlüler, gelişen şartlar ve değişen kanunlar sonucu artık her birey gibi yaşam, okuma ve çalışma haklarını kullanmakta. Ve onlara acıyarak değil, yardımcı olunarak bakmak ve görmek durumunda olduğumuzu anlamamızı sağladı. Çağdaş ülkelerde olduğu gibi, bizim ülkemizde de engelliler daha huzurlu, üretken, mutlu yaşayacaklardır.
Bundan böyle, görmeyene göz, duymayana kulak, yürüyemeyene ayak, anlamayana anlayış, el, kulak olmayı öğreneceğiz. Doğa birçok renkten oluşur. Onlarda yaşamda bir renktir. Diyorum, o renkleri zevkli kullanmak ve onları mutlu etmek için daha çok imkânları sunmak, olanları geliştirmek görevimiz olmalıdır.
Bugün birçok yerde engelliler için okul, rehabilitasyon merkezi, kurs açılmış, eğitim-öğretim hakları verilmiştir. Sosyal yaşamları artsın diye, etkinlikler, beceri kursları, birçok müsabakaya katılmaları sağlanmıştır. İş sahasında belli oranda istihdam sağlanmış, bakım ücreti, ulaşım imkânı, çeşitli alanlarda indirimli yararlanma imkânı getirilmiştir.
Allah her uzvumuza bir görev vermiştir. Fakat bir uzuv zedelenip çalışmaz hale gelince bir başka uzuv daha hassas ve duyarlı kılınmıştır. Onun için engelli olabiliriz, ama özürlü değiliz sloganı yerinde bir ifadedir. Elimizdekileri en iyi şekilde kullanmak bizi mutlu kılar. Onun için birey olarak. Engellilere özelliklerine göre yaşama şansı vermeliyiz. Unutmayalım ki; Bir gün bizde özürlü olabiliriz. Çünkü hızlı bir yaşamın içinde, birçok teknikle iç içe yaşıyoruz.
Tüm engellilerin, haftasını kutluyorum, bizim kadar mutlu olmalarını diliyorum. Hepinizi seviyoruz. Biz size elimizi uzatıyoruz, sizde elimizden sımsıkı tutunuz. Biriz mutluyuz.
Sevgilerimle…..
Bir küçük evim olsun,
Şehrin merkezine yakın.
Sabah, akşam,
Şöyle bir yürüyüş yaparım.
Küçük birde balkonum,
Selam size,
Dünya çocukları.
Geleceğin büyükleri,
Ana babaların ümitleri.
Yarınlarımız,
Oğullarımız ve kızlarımız.
Koyun, kuzu
İnek, dana…
Güder, çoban.
Sabah erken,
Akşam, gün batımına.
Kır bayır dolaşır,
Kadın,
Çıplak ayakları ile
Ateşe yürüyordu.
Göz bebekleri,
Karanlığa büyüyordu.
Fırtına bekliyordu gece.
Yaş altmış eder ömrün yarısı
Ayrılmaz yumurtanın beyazı sarısı
Bütünlük bozulur yaşanır acısı tatlısı
Yokuş çıkarken birer birer geçer seneler
Rampadan aşağı ikişer döner teker
Dün gece baktım resmine
Takılıp kaldım ismine
Hayalimde dalıp cismine
Hatıralarım araladım yine
Biliyor musun abla seni hiç unutmadım
Anne!
Neden, bulutlar
O kadar beyaz?
Biz, onları tutamazmıyız?
Üstüne oturup,
Ta, uzaklara uçamazmıyız?
Ne kavi özel yerin
Tek kan değil eserin
Sevgi dolu gözlerin
Sen yaşama sebepsin
Ya sen olmasaydın




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.