Sana baharları getirirken
Terlemiş yüreğimi
Ilık nefesinle kurula.
Sevdanın kundağına sarıp
*Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim...
*Oyunun adı:HAYAT
*Başrolde: ..Yalnız BEN ..
*Yardımcı oyuncular sevgi, saygı, acı, geçmiş..
*Senaryo konusu; her şeye rağmen mutlu olma sanatı.
*Ve sonunda oyun bitti.
Çiseleyen yağmurun altında biri dolaşıyordu. Öylesine dertli ve mahzun bir görüntüsü vardı ki, tarif etmek güç. Ağlıyordu...
Yağmura karşın, şemsiye açmamıştı. Üstelik, gömleğinin yakasını bile kaldırmamıştı damlalardan sakınmak için. Ne hissettiğine dâir yorum yapılabilir ama, yine de kesin bir şey söylenemez. Kim bilir, belki de yağmura duyduğu sevgiydi, onu böylesine aldırmaz kılan. Öyle bir sevgiydi ki, belki, her bir damlasına kavuşmak istemiş de açmamıştı şemsiyesini...
Gözleri yerdeydi... Yağan yağmura karşı ne denli teslim hâlindeyse, bastığı yer konusunda da o denli tedbirliydi... Evet, bu hâle de bin türlü yorum yapılabilir ama, belki, o kadar çok seviyordu ki yağmuru, tek bir damlasını bile ezmek istememişti.
Doğrusu, insanoğlunun âdetidir ahkâm kesmek. Nedense mutlu eder çoğu insanı, bilir gibi görünmek. Hele de bilmiyorsa... Hele de hiçbir fikri yoksa, nedense daha da çok tahmin yürütür... O kadar da bilgiç bir tavırla yapar ki bunu, ehlidir sanırsınız. Oysa bilenler vardır, elde parmak misâli... En çok onlardır seçen, diyeceği cümleyi...
Şimdi bırakalım bunları bir tarafa, dönelim yağmur altında ağlayarak yürümekte olana... Hem ağlıyor, hem ağır adımlarla gidiyordu. Öyle ki, hiç kimse umurunda değil... Zaten, derdi içinde olana, dışarısı gam değil... Sanırsınız âlemde ayrı bir âlem bulmuş da, orada geziniyor. Sanırsınız, uzaklarda bir sevdiği var da, hasreti içine çökmüş, gözyaşı döküyor...
....Bir yudum mutluluğun hazzında vur beni. Gözlerim, gözlerinden başka yurt bilmesin. Dizlerim, yüreğin gölgesinde toprağa sarılıp son kez gözlerinde gülümsesin
Cennetin gölgelerine.
Saçlarından örülmüş darağacındaki urganım olsun parmakların.
Zehir olup dolaşsın damarlarımda keskin bakışların.
Şimdi seni seviyorum diyen dilime kilit son kez vur ve şah damarımdan süzül içeriye.
Zehrini sür hücrelerimin dudaklarına.
Hoşgeldin Haziran
Geldin işte,
Eski bir yazlık sinemanın tahta iskemlesi gibi,
Gıcırdayarak ve tozlu hatıralar fısıldayarak...
huzur; zamansız yaşlandı...
acıtmadan taramak lâzım saçları...
(..yavaş tara dökülmesinler...)
pkze
mavikatre
HÜZZAM BİR AŞKIN GÖZYAŞI 💧
(..YÜREĞİMİN SUVEYDASINDAKİ PARMAK İZİN )
sensizlik şarkıları
kör ayaz kesiğidir
İçsel Hicret
Gürültüsü çok, adaleti yoktu bu kentin.
Emeğini harcadın,
Yüreğini serdin,
Yine de yaranamadın gölgesine sokakların.
Hani kalem beni yazıyor ya !!.
Bazende takıldığı yerde sorar ??
Bende utanmadan anlatırım kendimi ona..
pkze
18/3/19
KALEMİMDEN SÜZÜLEN DAMLALAR💧💧
Gönül heybesin de umut biriktir,
Sevgiyle karılan kutsal bir ektir,
İnsanlık dediğin özde yürektir;
Ruhumu yoğuran en güzel Maya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!