Pakize Özbaş Şiirleri - Şair Pakize Özbaş

Pakize Özbaş

Gel bu gece...
öyle bir gel ki! ! !
maviler içerisinde
karanfil kokulu teninle...
her zamanki doğal halinle gel! ! !

Devamını Oku
Pakize Özbaş

Bak sana ne getirdim!
Bahçelerin baharını,
Çocukların gül dudaklarındaki
Şarkısını getirdim.
Sevdiğin ne varsa
Yanımda hepsi:

Devamını Oku
Pakize Özbaş

Menenjit imiş hastalığım dediler ki;
’Çaren yok’
Yanıyorum hararetten bir yudum su veren yok

Ben yavruma doymamışken ayrı koydu yolumu
Bu hastalık kırdı benim kandımı,kolumu

Devamını Oku
Pakize Özbaş

Karanlıklardan yıldızları
saydığım geceden yazıyorum bu satırları.
hasretini azık diye fakir soframa sunduğum
ve su diye
kana kana avuçlarından
umudu soluduğum

Devamını Oku
Pakize Özbaş

Kar mı yağdı yüreğine
Ürkek bakışlarında üşüdüm..

1.2.12
mavikatre
Pakize Özbaş

Devamını Oku
Pakize Özbaş


Tatlı sözlerimde, hep gülüşlerde
Kalemimde hecemde, seni aradım
Yıldızlar seyrinde, heran düşlerde
Uykusuz gecemde, seni ararım,,

Devamını Oku
Pakize Özbaş


Gülümse,

Rüyada da olsa,
Gülümse,

Devamını Oku
Pakize Özbaş



Sana baharları getirirken
Terlemiş yüreğimi
Ilık nefesinle kurula.
Sevdanın kundağına sarıp

Devamını Oku
Pakize Özbaş

*Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim...
*Oyunun adı:HAYAT
*Başrolde: ..Yalnız BEN ..
*Yardımcı oyuncular sevgi, saygı, acı, geçmiş..
*Senaryo konusu; her şeye rağmen mutlu olma sanatı.
*Ve sonunda oyun bitti.

Devamını Oku
Pakize Özbaş


Çiseleyen yağmurun altında biri dolaşıyordu. Öylesine dertli ve mahzun bir görüntüsü vardı ki, tarif etmek güç. Ağlıyordu...
Yağmura karşın, şemsiye açmamıştı. Üstelik, gömleğinin yakasını bile kaldırmamıştı damlalardan sakınmak için. Ne hissettiğine dâir yorum yapılabilir ama, yine de kesin bir şey söylenemez. Kim bilir, belki de yağmura duyduğu sevgiydi, onu böylesine aldırmaz kılan. Öyle bir sevgiydi ki, belki, her bir damlasına kavuşmak istemiş de açmamıştı şemsiyesini...
Gözleri yerdeydi... Yağan yağmura karşı ne denli teslim hâlindeyse, bastığı yer konusunda da o denli tedbirliydi... Evet, bu hâle de bin türlü yorum yapılabilir ama, belki, o kadar çok seviyordu ki yağmuru, tek bir damlasını bile ezmek istememişti.
Doğrusu, insanoğlunun âdetidir ahkâm kesmek. Nedense mutlu eder çoğu insanı, bilir gibi görünmek. Hele de bilmiyorsa... Hele de hiçbir fikri yoksa, nedense daha da çok tahmin yürütür... O kadar da bilgiç bir tavırla yapar ki bunu, ehlidir sanırsınız. Oysa bilenler vardır, elde parmak misâli... En çok onlardır seçen, diyeceği cümleyi...
Şimdi bırakalım bunları bir tarafa, dönelim yağmur altında ağlayarak yürümekte olana... Hem ağlıyor, hem ağır adımlarla gidiyordu. Öyle ki, hiç kimse umurunda değil... Zaten, derdi içinde olana, dışarısı gam değil... Sanırsınız âlemde ayrı bir âlem bulmuş da, orada geziniyor. Sanırsınız, uzaklarda bir sevdiği var da, hasreti içine çökmüş, gözyaşı döküyor...

Devamını Oku