Özlem” kelimesi bir insanın başına geldiyse, artık yarasıyla arası daha da haşır neşirdir.
Özleyen insan, içindeki herkesi kovar. Ben öyle yaptım çocuk. İçimdeki gürültüyü kovdum, seni daha iyi duyabilmek için. Kendimden bağımsız, kendi dışıma çıkacak kadar öptüm saçlarını, içimdeki şeytanla karıştırmamak için seni.
Yağmurun hiç yağmadığı ve yağmurun hiç durmadığı yerlerin vardı senin. Güzelliğinin çıkmaz sokakları vardı. Bu sokakları kokladım, bu sokakların kuduz köpeğiydim ben, sadece kendimi ısırıp, kendimi kudurtan.
Gözlerin babasızlığın Türkçe mealiydi. Ölmeden önce büyümüş, büyümeden önce ölmüştün. Kendi içine çökmüş karanlığını değişiyordun. Yalnızlığı o kadar iyi biliyordun ki, yalnızlık bir labirent olsa, herkesi elinden tutup çıkış kapısına atardın.
Sen, birinin yalnızlıktan delirmesiydin, birinin intihara en yakın haliydin. Yabancı bir şiirin, en çevrilmiş haliydin Türkçe’ye. Yaşlı bir kadının, ölmeden önce söylediği vasiyettin. Siyasetin en yalancı haliydin. Sen, yağmurun icadıydın...
Sen, gelip içime yerleşeceksin diye, içimdeki çocuğun bile ağzını, burnunu kırıp, içimden attım çocuk.
Okan İlkılıçKayıt Tarihi : 12.08.2026 11:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!