Yıldızları izliyorum şirin bir odanın penceresinden..
Gece hiç bu kadar masum görünmemişti...
Düşler çırılçıplak dökülüp avucuma, dudaklarımdan hiç böyle öğütülmemişti...
Kısacası huzurun böylesini unutmuştum uzun zamandır.
Hatırlatan o gizli harflere selam olsun!
Ellerimden utanıyormuşsun benim,
Gözlerimden utanıyor,
Öyle diyor dost düşman...
Seni deliler gibi sevmemden utanıyormuşsun...
Tenime sürtüğün günahları,
Geri al benden...
Bana o kadar geç kaldın ki sen,
Şimdi her şey için çok erken!
Ki ben,
Gözlerimde ki yosunlara yabancılığını,
Anlamış değilim sevgilim.
Sen hangi güz gamzeli mevsimsizliği,
Ardında sürüklesen,
-yanındayım diyenden kork, bundan sonra ben varım diyenden...
belli ki ilk o gidecek içinden-
Ben seni yine severdim.
Yine evet yeniden.
Ama...
Açmayın benden sonra...
Bacaklarını başkasına!
Çok güzel severdim seni ben..
Bağırma!
Zaten duymayacaklar acılarını.
Kıs içinin sesini yak ağrılarını.
Sakalları vardı siyah, bir de öfkesi siyahtan da zifiri siyah...
Bir kadın geçti sokağından "adı kaltak oldu, kırmızı etekli fahişe, orospu vesaire..."Bir çocuk geçti sokağından, bir genç kız... "Heves oldu, arzu oldu, kadın oldu, kıymetsiz bir et parçası oldu, ölüm koktu." Tanrım bir kız çocuğundan namusunu koparmak ne korkunçtu...
Bir fahişe geçti sokağından "Ulan böyle namus mu olur" denildi, namus o oldu, fahişelerinde gururu vardı ama o adamın şerefi yoktu. Sakalları vardı o adamın, diğerin bıyıkları, biri uzun boylu yapılıydı, biri sinek kaydı. Adına adam dediler, erkek dediler, adına neler söylediler. Erkekti onlar tüm dünya onların doğrultuları altında yaşamaya mecburdu, kadın 9 çocuk anası olsa bile yoksuldu...
Kırmızı rujunu, çatlak dudaklarına sürerken kadın..
Taşırdığı kısmı sildi sakince, eliyle..
Ve 'hayat ' dedi bir palyaçodur.
Büyük bir gürültü ile yüzüne bir korku patlatır.'
Sonra ojesi çıkmış tırnakları ile bir sigara yaktı
Hakkı vardı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!