O, güllerin açtığı gülan ayında doğmuştu
Ben ise solduğu Eylül ayında
Kavuşamayacaktık
O ilkbahardı ben son
Amansız bir gece ön safhada
Komutan olmuşum koşuyorum
Ölenlerin, öleceklerin komutanı
Üzenginin içine girmeyen ayaklarım
Ata pişmanlıklarımla uzanan hatalarım
Eyerle kendini dizginliyen umutlarım
Şimdi bütün güzel kelimeleri sana kurban etmeli
Ama ne çare ki kurban çok
Ya da sana uygun bir kurban yok
Adına
Aşkına
Bir tutam sevdana
Çıkmışsam yola sana doğru
Elimdeki tüm inancımı koymuşsam cebime
Ve yoldaysam ben bil ki inanmışımdır
Bir harf eksik kalsa ne olur seni söyleyen dilimde
Son cihadıma çıkmışsam
Son olduğuna da inanmışsam
Ben bu Dünya’ya seçilerek gelmedim
Yani
Ben, seçmedim
Neden mi?
Size bunu gösterebilirim
Aleladede çekilmiş bir resim ile bütün hayatımı gösterebilirim
Kalkılır sabahleyin erkenden
Dillerde düşmeyen Tekbirden
İsmailler yatırılır kıbleye doğru
Kimi İsmail'e niyet eder kimisi de koyunu
Bıçak boğaza dayandı İsmail'de
Aslında ölmek sana varmakmış
Ellerini açarak benden başkası yok demek gibi
Seni koklamak rüzgarlara rastlamak
Sana ağlamak bulutlara dadanmakmış
Yeni öğrendiğim sende bulduğum yalnızlıkların aynasıymışım ben
Gördüğün tek şey ellerimin titremesi midir
Yeter gayri mihman olduğum şu koca dünyada
Bir gün çekip gideceğim bakmadan ardıma
Söylemediğim her söz hâlâ bekler boğazımda
Kucağıma yaprak gibi dökülür saçlarım hem ak hem kara
Nedir bu gökteki ayet bir lütuf mudur her suret
Kanmak gibi
Ölmek, çaresiz feryadın eşiğinde
Karakuyu'nun başında bir başına
Herkes kendinden korkuyor
İkindiye beş kalmış
Arabalar peş peşe
İnsan deli midir, veli mi?
Durduk yere deli hiç söver mi?
Ne hayatta yaşayacak yaşı kalmıştır ne de hali,
Övünür mahalle etrafındaki halk, ahali...
Delidir, bilirim; ne yapsa yeridir, derler.
Değneğin ucu kendine deyince: hiddetlenirler!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!