Ey peyda peyda boyanmış yüreğimin rengi
Bülbüllerin uçarken durup selam verdiği
Gökyüzünde damla damla dalga dalga
Atamdan bir haber ver bana
Gündüzleri batmayan Ay’ında
Kaldım bir çare ki ne fayda
Kalmışım kendimden ayrı bir parça
Kalan benden bir ben etmez iken
Sen de kimsin ey bedensiz ben
Kayboldum aşkın çölünde avare gibi
Bu tesbih ki kestirip atar dilleri
Dili bozuk bir kaset gibi deliler
Bizden biz gibi ama öteler
Gidemiyorum başımı da kesseler
Bir ben eksiğim kendimden ve geceler
Gece kör zambaklarin yurdundan bir ev
Uzanmak sana bir başına
Ellerini uzatıp da dokunamamak
Sarılamamak bu devirde sana
Bakıp da görememek
Varıp da sevememek
Kaç milyar yıl öteden geldim sevmek için
Alacakaranlığın verecek hesapları
Gecenin dibinde bir adam
Peçe ki tanutmıyor dünyaya
Var olununan dünya adına
Yaşamak diyoruz bu zamanda utanılmayana
Utanmak adına yaratılırken
İstersen gel bir gece Ay olup yarılalım
İstersen gel mümin olup olana inanalım
Başımı omzuna koyup masallara kaçalım
Destanlara inanıp gerçekleri yuhalayalım
İstersen gel asalım bir bir bütün katilleri
içimde bir çığlık var kimsenin duymadığı
bir his
ve kimsenin beni bende göremediği bir is
kara
kaderim kadar kara
çılgın ve hoyratça
Ben yumruğum, ben sineyim kendime
Bana yaradır bu merhem derttir dilimde
Bir akşam olur da bir akşam olup da mevsimime
Rast gelirsen uğra Karayılan rüyamın en güzel yerine
Sen Karayılan doğan kırk yaşında
Üşüyorum anne
Silahımın namlusundaki mermi donana kadar iyiydim
Botlarım çok sıkıyordu ama olsun
Sen yaşa diye, siz yaşayın diye çıktım basamak basamak
Biliyor musun anne, hiç de zoruma gitmedi ölmek
Çünkü ölümüm sanki rüyamda bana gösterilmişti
O, güllerin açtığı gülan ayında doğmuştu
Ben ise solduğu Eylül ayında
Kavuşamayacaktık
O ilkbahardı ben son




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!