Ben dua etmesini bilmem.
Bahtınız güzel, gönlünüz çiçek bürüsün...
Ey gecenin ve gündüzün sahibi,
kainatın yaratıcısı olan Rab'bim ;
Ben, günahkar vedahi hakir kulun,
Dualarım, yakarışlarım yalnız sanadır.
Dualarım cevapsız kalmayacak,
Yalvarışlarımı duyuyorsun,
Benim sözlerimin dudağı hep uçuktur,
Kâbus gecelerin emzirdiği çocuktur...
Bizim yaşadığımız dünya ile onlarınki farklıydı.
Bize parası olan düdüğü çalar diyorlardı, halbuki onların düdüğü her türlü çalıyordu.
Sen gittin kuşlar da peşin sıra gitti...
Gözü yaşlı bir bulut kaldı mavide...
Öpsem hüzün, sarsam duman...
Bazen elif, bazen vav olan kul'a,
Yarısı çamurdur, yarısı sudur dünya,
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya,
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünya.
Gönlümü gezdirdim, meali öz'de,
Dünya dedikleri Yusuf'un kuyusu...
Kimi çok sever aklını kaybeder, kimi de arar kendini bulur...
Aha geldim gidiyorum
Gördüğüme gülüyorum
Dünya denen şu mereti
Kıldan çorap örüyorum
Düzemeden daha beşi
Sineyi yurt tuttu kan baykuşları
Göç edip giderken eylül kuşları
Daha aşamadan bu yokuşları
Bir durgun ırmağa sızar giderim
Derdi derdest ettim gömdüm sineye
Hele şu dar günler bir geçsin hele
Ne allar açacak morun üstüne
Ektiğim fidanlar boy versin hele
Ne kuşlar konacak kolun üstüne
Kızılcıklar kızıla bir dönsün hele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!