yedi cüz vuslat, yetmişbin firak'sın
akrepte zehir, lokman'da em'sin
mayay-ı zemzem, mealen hal'sın
bağında Muhammed gülleri açsın.
yanar için tomur gülden
sönmek nedir bilmez misin.
beliklerin mor sümbülden
kışlar nedir bilmez misin.
poyraz öpse zülüf telin
Ey içimin kızıl koru
Sönmek nedir bilmez misin
Hicran dökmüş temmuz moru
Görmek nedir bilmez misin
Günü tutsan mazmun olur
ölüm çiçekleri döküyor içim,
kantara vursam koca bir hiçim.
göğ tuval olmuş, bense bir nakkaş
nakşederken dönen şeb-i aruzun
saplanır döşüme kirpikten meç'in.
tomur tomur gonca güller
türküler hep seni söyler.
bir mecazlı bin sevdalar
baharlar hep seni bekler...
hasbahçeye mor gülüşler
penah istiyorum kanayan yarama
şifa arıyorum can kafeste ruhuma
sen'den başka çalacak kapım yok
imansızlık deme, mecburum sana.
her gece düşler asarım âsûmana
Sineye yük olmuş yürek sıkıntım
İnan yok kimseyle ego, takıntım
Günahı, sevabı keffâret saydım
Aha gidiyorum gün sizin olsun
Ilık bir rüzgârdım, estim ha estim
asla siyasette olmadı gözüm
elbet benimde var bir iki sözüm
ne uğursuzum, ne de hırsızım
beş paraya adam satanı gördüm.
kayış olsa bir gün koşmam sabana
yanar içim, yaram gülden,
sönmek nedir bilmez misin.
çiçek dökmüş mor sümbülden,
kışlar nedir bilmez misin.
gamzelerin burcu burcu
döşümde tutuşmuş mecusi ateşi gibisin,
ne sönmeyi bilirsin, ne dinmeyi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!