Kimimiz askerdir, kimimiz er
Kütüktük, yontulduk olduk şaheser
Kıymet bilmezleri baştacı ettik
Gönlümüz atmosfer, terimiz amber
vakit geldi !!
kanatlandı, ölüme adanan kuşlar.
tükeniyor yağmalanmış yüreğim.
yıkılırsam bu yokuşta,
emanetin sahibine ne derim.
.... Ruhumu bulutun gözyaşlarıyla yuyuyorum..... Cesedim......... arafın boşluğunu doldururken,...... Avazım gökkubbeden akis veriyor...... Evren bana küs....... Ben ters yazılmış kadere..... Buğday tarlası gülüşümü..... Kuzey yeli vurdu ....
,,,,,, seni ölünceye kadar,
mevsimlere susmuş bir kuzgun misali bekleyeceğim.,,,,,,
bazılarının kalperi mermerden, gözleri iffetsiz.
edip gibi söz söyler la/kin, ruhu münafık.
aynaya bakınca insan görünümlü amma beyni çırılçıplak.
düşünceler, sapık mı sapık.
sorsan, "Yusuf ile Züleyha'yım" der,
amma,
beni derde salan narin mor çiçek
kıymetin bilmeyen dağlar lal olsun.
avucumda kaldı kuru bir dilek
dalımdan koparan eller lal olsun.
güneşim soğudu, gözlerim nemli
......sonra sen çıkıp geldin !!
papatya yüklü vadilerden
baharı bekleyen gelinciklerden
yarım kalan nennilerden
kış kokulu güz bahçelerinden
sitem yüklü şiirlerden...
Ey benim kuş nefesi gençliğim,
Ey benim hâyâl gerçeğim,
İçime dağlar oturmuş...
Gün ağarmış,
Körpe düşler köpürmüş,
Lâl dilimin ilentisi nehir olmuş...
hamsi, finduk, çaybahçesi
ince ruhlu, laz lehçesi
tulum ile kemençesi
Sürmene'den yaz havasi...
Hamsiköy'ün yüz karasi
Sen ne biçim laz kizi, kaynaya kizarsin,
Misir kuymağı gibi, sağa sola sararsin,
Anamiza laf dema, ateşlerde yanarsin,
Çeneni kapatta gel, dedi kıymetli anam.
Çayeli'nden aşağı takunyayla inersun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!