şarabı bal eyledik, içmedi haram diye
içti aşkın zehrini, membai müjgan diye.
bir karın aş için gurbete vurup
kuş yokuşlu güzel köyü unuttuk
bağ bozum zamanı ateşi kurup
haşlanmış patates, tuzu unuttuk
hani eski aba, hani kör yaba
Eyleme !!
Betimsiz yalnızığımın arafında zülfü dağınık öksüzlüğümsün.
Mavi denizler uğuldarken gözlerimde,
Her sabah bir kıyamet kopar şafağın dudağında,
Bir kandil yanar vîrâne şerefemde...
Kumsalda seni öperken, bir okyanus derinliği bırakacak yüreğinde...
Her kadın koklanası bir güldür ama,
Ben seni severken hep menekşem diye sevdim...
memleket aç, sefil, kurudu suyu
gel artık Mensur'um, gel yavaş Yavaş.
yıkıldı sol yanı, bel vermez sağı
bir mayıs yağmuruyla gel yavaş Yavaş...
esnafı perişan, köylüsü sefil
Büyüdükçe yalnızlaştım, insanları tanıdıkça küstüm.
Şimdi boynundan kurşun yemiş kuşun gözyaşını yazıyorum,
merak etme beni, iyiyim anne...
bir ömür seni özlemektense,
bu gece mer/din'ce aşk zehrini içip ölmeyi seçtim.
dert ile hemdem oldu dildara yuva sadrım
inzivaya çekilir gün be gün geniş sabrım
Zemheriye tutuldu ne varsa gönül tahtım
gözyaşın eksik olmaz yıkıla mermer kabrim.
Meşgulsen yazma,
sanaldır bu da namerttir diye aldanma.
Her kuşun eti yenmez amma,
bismillah çekilmiş eti mırdar diye damgalama.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!