elleri cebinde sokağın
yelleri süpürür akşama
çığlık filan çıkmaz bekleme
çıksa bile yutar şehir
bir gariban çocuk gibidir
Akdeniz tuzu teninde
kokusuyla sinmiş
çocukluğun ötesinde
kucaklanmayı isterdi
cam kırığında sırçaydı
dağ üzerime düştü
ölüm koptu duydun mu
beni kimler görmüştü
selim koptu duydun mu
gül sundu desteleyip
……………………..Özlediğim Dostlarıma
değişen bir şey yok burada
hamamı yaşlanmış biraz
duvar yüzyıllardan gamlı
tası da aynı kurna zincirli
ataşında göbek taşı kaynar
dokundukça ırmaklarım uzar
yanağına gündoğarken öptüm
tomurcuklandı yüzün gülünce
açıldı akar yüzünün gam pınarın
dokundukça gözlerinin içine
çatık kaşını kaldır
gül esmeli her daim
yanıma taşın aldır
gül esmeli her daim
sevdasına yanmışım
aralarında özden
açıverince gülüm
yaralanır mı gözden
kaçıverince gülüm
dağlara taşlara git
gözlerinden yazılan şiire
gecelerimi verdim
kaç gece daha geçer bilmem
düşlerime de girsen
gündüzlerime de sersen
kalktığın gara döner kara treni gördün
korkusuna yanılmış boşuna hayıflanış
sarktığı düş sıkınca batırıp da çaktığın
zayıflanış güzüne yaprağın dökümüne
ekilecek tohumdan kaderin cilvesinden
sığırcıkları
süzdüm iki akşamla
savruldu durdu
üsküdar üzerinde
yırtar ciğeri




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu