Hiç dokunan yoktur size,
Ulan siz ne ayaksınız?
Diyecek yok keyfinize,
Ulan siz ne ayaksınız?
Eleştiren oldu öcü,
Hakk’ın varlığında vücuda gelmiş
Âşığa da maşuk ne güzel uymuş
Birisi batarken biri yücelmiş
Karanlığa ışık ne güzel uymuş
Sevgi gören deli dahi çıldırmaz
Bu ülkeyi yönetenden,
İşsizlere iş isterim.
Çekilmeden canım tenden,
Soframıza aş isterim.
Hakikate aklı eren,
Ben diyemem eller bilmez, ciğerim büryan içinde
Yürek yağım erir gider, ışıtmaz şamdan içinde
Yırtılan yoksul yakası, bu beyler seyran içinde
Vicdanları esir düşmüş, bir deri cüzdan içinde
Emekçiler sefalette, dert gizli derman içinde
Üretim yok, her şey ithal, memleket buhran içinde
Karşımda durup da görk eder gibi,
Siyah zülüflerin tararsın güzel.
Gönül yaylasında herk eder gibi,
Bağrımı ikiye yararsın güzel.
Göğsünde saydığım siyah benleri,
Yakın gelecek ikbaldir
Halkına büyük moraldir
... O da Mustafa Kemâl’dir
Ondaki başka ahvaldir
Duruşu bir başka haldir
... O da Mustafa Kemâl’dir
Ak gerdanda ben olaydım,
Omzundaki yen olaydım,
Bir ipeksi ten olaydım,
Can olaydım kan olaydım.
Gideceği yön olaydım,
Ben sana ne yaptım vefasız canân?
Dertten derde saldın artık yeter be!
Ne kusur yaptım da yaptın feveran
Aklımı sen aldın artık yeter be!
Yâr olan canâna çalmaz karayı,
Barış ile savaş, beyazla siyah
Biri diğerinin zıttı değil mi
Çabuk ile yavaş, sevapla günah
Biri diğerinin zıttı değil mi
Cimri ile cömert, yumuşakla sert
Elimizden her iş gelir, velâkin;
Zor zanaat bizde vatandaş olmak…
Ne kadar sabretsen, olsan da sakin;
Zor zanaat bizde vatandaş olmak…
Hak, hukuk, adalet bize vız gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!