Yâr gelir güle güle
Saçları lüle lüle
Bülbül olup konsaydım
Bağında gonca güle
Yâr gelir göz süzerek
(Kıymetli Dostum, Ali ATAK Ozanıma ithafen)
Bir nâmeye cevap yazdım güç bela,
Kalemim tükendi, sözüm yetişmez.
Ali ATAK dostum aşka müptela,
Pir-ü pak bu gönle özüm yetişmez.
Hak deyip meydana geldim,
Özüm size yetmiyor mu?
Aşk ile yandım kül oldum,
Közüm size yetmiyor mu?
Küre dışında küreyim,
Dört tarafta bağnazlığın duvarı,
Tarikatlar güç yetemez güç oldu.
Terazinin çoktan kaçtı ayarı,
Adaletin adı bile hiç oldu.
Tüm kurumlar haraç mezat satıldı,
Keçinin meskeni ya dağ, ya kaya (kayalık)
Geçti bu yakadan öte yakaya (Geçe, yaka)
Işığını Güneş gibi yak, Ay’a (Ay’a ışık tutmak)
Baksam sevdiğimde masum yüz gibi. (yüz: cemal)
Hata sezdiğinde ya küs, ya kına (kınamak)
Boylu poslu güzel olsa,
Bir de güzel yüz istenir (cemal)
Pamuk ya da yünle dolsa,
Her yastığa yüz istenir (kılıf, yastık yüzü)
Olgun meyve derde deva
El sözüne uyup böyle,
Yüzünü çevirme benden!
Suçum varsa durma söyle,
Yüzünü çevirme benden!
Senin aşkınla yanayım,
Ark edip bağladım gözüm yaşını,
Yüreğime bir köz düştü, sönmüyor.
Gördüm Zemheri’nin kara kışını,
Yüreğime bir köz düştü, sönmüyor.
Çok oldu geçeli, ömrüm baharı
Deli gönlüm döner durur,
Yürüyen merdiven gibi.
Yaren, yoldaştan ayırır;
Beş parmak eldiven gibi.
Ne yol bilir ne de düstur,
Saray soytarısı “yuh” çekmiş bana
Haksızlık mı yaptım bir garibana?
Zalimi bırakıp mazlum insana,
Çatan kim’se işte ona yuh olsun!
Bir de “âşık” diye vermişler ruhsat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!