Bir gün
Bir gün umulmadık bir yerde gözlerin ilişecek
Nedamet kızgın yağ gibi başından dökülecek
Buruk bir hüzün donacak sın saracak bedenini
Mazi bir film şeridi gibi gözlerinden geçecek
BOLAMAN'DA İBRAHİM'E
Kudretli mazilerin gözlem evidir kalbin
Ne güzel beklemişsin asırlık sabırlarla
Yaslanıp kadim heybetli taş duvarlara
Cumbalarında en makbul dualarla
Bazen Ünyenin o yüksek yaylalarında
CAFER PAŞA MEDRESESİNDE ZAMAN
Eski bir fotoğrafa takıldı yine gözlerim
Anılar var dostlar.. Hep aynı masada
Dostlar değişirdi masa hep aynı
Ney sesinden üflenen tınılar,
Sorulunca söylenen :
Kalbi sökülmüş bu çağ, kendisi gibi yapay bir zekaya dönüştürmeye çalışıyor insanoğlunu... Ve kalpsizleşen insan, kuru kariyer ve uzmanlık bilgisinin rutin- klişe robotu oluveriyor, merhametini yitirdikçe...
Eteklerini irfanla değil; ceplerini akçeyle doldurmayı düşünüyor hep...
Çağ:
Bu çağda güzel aslında insan hâline şükretme imkânı buluyor caddelerde yürürken benliğini kimliğini kaybetmiş kitleler arasında...
Enti:
Elinde baltasiyla bir İBRAHİM duruşu sanki gözlerin... Bu dünyanın bütün putlarına karşı sevdaya ve secdeye çağıran münadî.
Derc etme dertleri çerağı çare derdi verendedir
Ayn vardır her kimesne de sır ibretle görmeyi bilendedir
Bir tarîkdir ömür tahteşşecer gölgelik bir vakfededir
Bâki sanma Firavn Hâman Kârun dahi makberdedir
Çıplak Şehirler
Soyunuk şehirler ruhları ve elbiseleri çalınmış
Sularına kanalizasyon ve kan karışmış
Yitirdikçe âsileşiyor yaradana
Cibilliyetini, seciyesini kaybettikçe
Özgür olduğu zehâbıyla avunuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!