Ben sana her zaman kıymadım,
Ama sen, incitme kararı aldığında,
Dertlerime dert ekledin;
Ve ben, her gün biraz daha kırıldım.
Bir zamanlar her şey ne kadar güzeldi,
Ama şimdi her an kayıp, her an bir yalan.
Çocukluğumuzun sesi, gençliğimizin rüzgarı,
Bir yıldız daha kaydı geceye,
Zaman biraz daha yabancı,
Yalnızlık biraz daha koyu artık.
Ölüm haberini duyup
Her Anı Kalbimde Hissediyorum
İlk adımımı atarken,
Bir şey arıyordum,
Ama içimde bir dünya keşfettim.
Her kararım, her anım,
Beni kendi iç yolculuğuma götürdü,
Gözlerim, bir zamanlar parlayan yıldızlarını kaybetmiş,
Sonsuz boşluğa bakan bir gökyüzü gibi.
Adını her duyduğumda, yüreğime saplanan bir ok,
Ve her nota, her kelime, beni daha derinlere çekiyor.
Bir türkü, bir ses, bir melodi,
Bir akşam daha, sükûnetin içinde,
Sonsuz yıldızların yanıt verdiği,
Öyle sessiz ki, rüzgar bile konuşmuyor.
Dünya dönerken, ben, burada,
Bir yalnızlıkla sarhoş,
Hayat, babalarla başlar
Gökyüzü onların gölgesiyle dolar.
Çınar gibi dimdik, meyvesiz ama yeter,
Bir gölge, bir nefes, bir huzur kadar.
Gidenlerin ardından dualar yükselir
Biri gözlerime baktı,
son bir defa.
Ellerimden kayıp gitti
sessizce akan zaman.
Bir şehir yıkıldı içimde,
“Seven kalbi taşa çevirenler utansın,”
Ama yalan söyleyenler daha çok korkar,
Çünkü taşa dönüşmüş kalp,
Yalnızca taş olur, kırık bir anı.
Kalkıp ararken kaybolan her şeyi,
Bir yanda umut, bir yanda kırık dökük hayaller,
Gülüşüne sakladığın hüzünleri gördüm,
Gözlerinden taşan yalnızlıkları...
Bazen en sessiz çığlık,
En gürültülü fırtınadan daha çok yakar içini.
Gidenler dönmez, biliyorsun,
Duygularım, kelimelere sığmazken,
İçimde bir boşluk büyür,
Ve senin kayboluşunun sesini duyarım,
Her geçen anla biraz daha artar.
Hiç bir zaman seninle var olamayacağımı bilmek,
Bir ömür boyu bir yitik sevgiyi taşımak gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!