Ayla Kara, matematik öğretmeniydi.
Okul onu severdi, öğretirken annelik ederdi.
On altı yaşında bir çocuk belirdi.
Rol modelini oyunlardan, dizilerden seçmişti.
Elinde babasının silahıyla okula girdi.
Hangi bırakılmışlık onu bu hale getirdi?
Kimse bir basamak üstte değildir .
İnsan İnsanın aynasıdır
Uzaklaşırsan uzaklaşır
Yaklaşırsan yaklaşır
Gülümsersen o da gülümser
Surat asarsan o da surat asar
Güzelliğinin yüzü
Aynaya bakıp gördüğün değil !
Gözlerinin içine bakıp ,
Ruhunda ne gördüğün !
Bir çocuğun varlığı her şeyden önce gelir.
Biz yetişkinler misafiriz !..
Annelik babalık için , belge, diploma ehliyet sorulmuyor .
Bu rol, bir lütuf olarak değil, ortak yaşamı paylaşmanın bilinciyle üstlenilmeli .
Onların attıkları adımları dikkatle izleyerek,
Sağlıklı bireyler olarak büyümelerini sağlamak bizim sorumluluğumuzdur.
Hayatın çeşitli zorluklarıyla
Karşı karşıya kalıp,
Mücadele etmemiz,
O zorlukları aşmamız
Güzel bir duygudur ama;
Farklı aktörlerce aynı zorlukların
Bir yanda, hayata boş bakan;
Bir umudun ağırlığını,
Bir amacın telaşını taşımadan,
Hiçbir gayreti olmadan
Sadece zaman geçirmek için yaşayan insan...
"Sevmek dua etmektir ! "
İyiliktir yüreği saran .
Kimseler bilmeden, duymadan, sessizce..
"Yüreğim " hiçbir yerlere sığamadın bu gece .
Hevesini öyle bir kırarlar ki
Her sese duvar olursun .
Hiçbiri yüreğine tesir etmez !..
Hayatın yaşamaya değer olduğunu ,
Yanınızda değerli insanlar olduğunda anlıyorsunuz ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!