Merhametli insanların bir kusuru vardır,
Sevdiklerine değer vermekten
kendi değerlerini unuturlar !
.
İşgal edilmiş vatanın öyküsü yeni yazılmaya başlaşmıştı ..
İdam fermanı verilmişti.
Başaramaz, korkar zannetmişlerdi !..
Kendilerinden biri gibidir diye tahmin etmişlerdi...
Yetimdi , Babası ,ağabeyi erkek rol model olacak kimsesi yoktu .
İçeride, dışarıdaki düşman ve işbirlikçi çoktu.
Çalsın arabaların kornaları
Fabrikalarda sirenler
Vapurlarda düdükler
Hazır ola geçsin şanlı Milletimiz
Saat 9:05'te dursun akrep ile yelkovan
Dursun iki dakikalığına zaman
O/rdular kuran
N/amağlup
D/avalaştıran
O/lanaklaştıran
K/ahraman
U/ygarlaştıran
Onları doğanın dengesi dışında her yerde görebilirsiniz.
Uzun kanatlarıyla gökyüzünde süzülen çelik kuşlarda,
Denizlerde yüzen demir tahta balıklarda…
Pamukta, buğdayda, fındıkta, çayda,
Havada, denizde, karada her yerde onların emeği,
Şöyle geriye dönüp baktığımızda
Bugün aldığımız yaraları iyileştirebileceğimiz
İleriye doğru kendimizi geliştirebileceğimiz
Tek manevi sığınağımız şey çocukluğumuz !
Ya o çocukluğumuzun gözlerinde ,
Mutluluk ışığı yoksa ?
Trablusgarp’ta,
İkinci Balkan Savaşı’nda,
Çanakkale’de,
Conkbayırı’nda,
Anafartalar’da,
Arıburnu’nda,
İnsanlar , ihtiyaçlarına vefalı ve sadıktırlar ,
Kimden nereden nasıl geldiğinin pek önemi yoktur
Yeter ki gelsin , maddi manevi fark etmez !
O akış bitene kadar irtibatlarını samimiyetlerini kesmezler .
Hiç merak etmeyin sizi ihmal etmezler .
Duygular dengeyi hiç bilmiyorlar ...
Yerini hatırlıyor musun hiç demiyorlar ...
Derin yara izleri olmak için ,
Varlığından bile haberdar olmadıkları ,
Korkuyla , kaygıyla ,
Sahte tatlılığa bulanmış insanları seviyorlar ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!