Niyeti var mı doğmaya bugün güneşin?
Vefasızlığın esiri artık gidişler,
Diş gıcırdatmaktan bile yoksun benliğin,
Sarıp sarmalayamayan yoksul gülüşler.
Pusat yüreğinde mi saklı kara çocuk?
Şimdi üryansın sen sevdanın gölgesinde,
Çırpınıp durursun izbe düşkünlüklerde,
Tahribatı yüksek olur onsuz ölüşler.
Yamalı öfkene mi sessizlik nöbeti?
Yak gitsin içindeki hasreti özlemi,
Çakıver kibriti yırtılan hayallere,
Çürütür ömrünü zamansız bekleyişler.
Sükûta mı ikrarın ya da kadere mi?
İsyanın adresi gözlerindeki siste,
Dipsiz kuyularda gizli o meşhur beste,
Tarifi olmayan sancılı tükenişler.
Düzmece bir oyunun hangi piyonusun?
Serden geçtin belli de geçemediklerin,
Bilançosuysa ağır kaybettiklerinin,
Zincire vurulmuş kalmış sendeki izler.
Ah be çocuk, ne kaldı ki senden geriye?
Toprağa ektiğin hepi topu intihar,
Birkaç tane de kan kokan vurgun satırlar,
Avuçlarındaysa yalın terk edilişler.
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gönülden dökülenler




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!