Çatı katlarını mesken ettiğim bu şehrin, soluğunla ıslanmış havasını teneffüs ediyorum.
Dışarıda yağmur var, dışarıda rakseden damlalar var, hasret var, hicran var, vuslat var... Düşen bir tınının tanım vurgunu karşılığı var. Ah.. İstanbul sende yağ, dışarıda dökülen Üsküdarın var, Çekmeköy' e uzayan ahların var. Başak başak, dane dane düşen azık var. Şafak sökermi bilmem. Erciyes' den Çamlıca' ya bir nota kıvrımında sefer var. Kiralık odalardan sana bakan bir çift göz var. Ey yar, miracım sen oldun. Kıyam da bekler cesedim.
Sensizliği kaldırabilseydi yüreğim. Ayrılıklar kederimi çoğaltmazdı, hüzün dolu geceler yaşatmazdı bana. Bu gözler seni gördü bir kere, ve tadına vardım ruhun. Vazgeçemem. Sen benim yaşam kaynağımsın. Ve katranısın aşımın.
Adın kavuşmanın yarısı, diğer yarısı hasrette kor. Derman gider, sızısı kalır, yol görünür mahşere. Kederim basarken alacasıyla, hüznün ışıkları yanar karşı pencerelerde. Ve adın yankılanır sabaha kadar kulaklarımda hemde delirircesine..
Yüreğini bırakıpta gitmenin,
Bedelini banamı ödetiyorsun.
Daha ayrılığa on var.
Sevabını dökmedim satırlara,
Günahını bana yaşatma.
Son nefesimi verdiğimde,
Gözlerini giydirirler mi bana?
Oysa gözlerine hiç bakamamıştım,
Varlığım, yokluğunda kavram buldu
Bari sen dur,
Gitme, düşlerini alıpta
Gözlerimi dudaklarında okudum ve içtim kana kana susamışlığımda…
Kutsadığın zamanların hatıralarına bıraktım yine kendimi. Bir ibadetin huşuluğunda cayır cayır yanan yine ben oldum. Kışa bile hükmederken, varlığın dar geldi. Yokluğunun akıl yoksunu odalarına kapattım kendimi. Delirmek üzereyim, doğu üzerime prangalarını vuruyor. Susmayı deniyorum, ismin dolanıyor dilime. Harf harf kanıyorum. Bir çatışmanın ağır yaralı eşkiyası oluyorum ve düşüyorum düşünün üzerine. Filizleniyor kokun, koluma bacağıma taa iliklerime kadar ilikliyor cemalin. Sar yaralarımı, kilidini vur hülyalarıma ve dur, bir ibadetin huşuluğunda cayır cayır yanıyorum.
Sana senden bir bahar sunuyorum!
Sana senden bir vatan bırakıyorum!
ADANA DA REHİN TÜM DUYGULARIM
Taşra kentlerin öksüz adımları!
İç sızlatan bir yokluk var bugün içimde!
Oralara yağmur yağmış diyorlar,
Duydunmu!
Rüyalarımda düşerdim hep,
Hep dizim kanar sanırdım.
Sonra yalınayak haylaz çocukluğum,
Türetti cümleleri,
Siyah önlük beyaz yaka...
Kahrın dilencisiyim ben.
Erken ölmeliydim belkide.
Vücudum yaralar içindeyken her dem.
Aşkına divane bir mabed kurdum.
Cahilim, her anım bir günah.
Senden kalan tüm kırıntıları ve yüreğimdeki senli sesleri, dipsiz kuyulara salıyorum artık. Evet bu kez oldu işte, gözümün feri olan seni, karanlıklara kardeş ediyorum. Ne kadar senli olan hatıralarım gözümün önüne gelsede, bu kez bitti diyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!