Şehri altüst ettim bugün…!
İstanbul üstünde İstanbul durmadı bugün…!
Dağıtmış tüm kadınlar,
Saç baş yoldurmuş tüm adamlara.
Off..
Hayatımdaki kadınlara küfrettim bugün.
Gecenin kokusu şehrine en ağır haliyle çökmüşken ve sen uykudayken, beynimin en uc noktalarında sana adanan cümleler.
Dün ve yarınların kalabalık uğultuları arasından çıkıp,
Uzaktan cemalini resmediyorum.
Kahretsin seni seviyorum.
Ve
Bir Vatan çiziyorum yeryüzünü aşan.
Sınır boyları saçlarınla çevrili ülkemin göğünde,
Göçmen kuşların her birini, ayrı bir mazi sayfamın paslanmış mermisiyle, tek tek şakaklarından vuruyorum. Ve yaftalara faili meçhul diye belirterek tüm yüklerimden arınıyor, balçığa bulaşmış bedenimi arındırıyorum. Sanma ki ağustus bitti gidemezsin. Toroslardan başlıyor karalar ve dökülen ağıtlar, her gece bir meftaya gidiyor. Törenler düzenleniyor kalabalıklar içinde. Ve vuslatın sürgün gittiği şehrimde, ayrı düşmüş sevdaların en delicesi buluşuyor kısa süreli. Hayallerimi, umutlarımı ve sevdamı kefene koyuyorum. Hergece yaşadığım o kabus dolu anlarımdan kurtuluyorum diyorum ama yine düşüyorum uçurumların kucağına. Erciyese kırmızı karlar ulaşıyor sonrasında.İntihar ve cenaze törenleri... Şu an ruhum velayeti sana kalmış enfeksiyonların içinde. İster tut ister at, ayrılık ve aşk kokan ellerinle.
Musa' nın kasesi gibi gönlüm,
Bir elem tutturur vebali benim der.
Şafak sökerken hırıldanır nefesler.
Benim her duam tek tek kararır.
Yakalı güneşin güleç yüzünde,
Istırap tellenir, aşk yakarır.
AYIKLA HÜZÜNLERİMİ EY YAR
Gözlerimin tuvaline düşen resim,
Uçsuz bucaksız bir sızı,
Ruhuma bahşedilmiş sevda,
Okunan bir ilahinin notalarına kurulmuş ey kutsal mabed.
Bükülmüş dudaklar ardına saklanmış çocuklar var şimdi.
Yetim Elif' ler, öksüz be' ler...
Ve,
Gerçekleşmemiş adaklar var şimdi.
Ağlamaklıyım,
Cam bilyelerin rüyalarında küçük bir çocuktum
Elimde elma şekeri yirmibeş yaşında
Yokuşlarda koşturduğum lastiklerdi masallarım
Bebek gıdısında hayallerim
İlkbahar esintisi düşlerim
Hala kırlangıçlar süslüyor penceremi
Şehirlerarası terminallerde öğrendim
Alfabenin ilk harfi olan sevdayı
Ve ezberlettim dört mevsim
Kaç yüzyıl
İsmin günahlarımın affıydı belkide
İsmine sığındım
Olmadığın zamanlar bana çile,
Katığa hasret,
Suya yanar bir ciğer gibi çaresizlik...
Voltalarımda, gece yürüyüşlerimde...
Sana çıkıyor her yön,
Yarınlarım senli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!