Ey insafsız sevdiğim,
Bir koku ver hırkandan.
Nedir sensiz çektiğim,
Mecnun oldum arkandan.
Sırası mı Cankızım,
Hasta oldu yavru kuşum,
Keyfi kaçtı, rengi soldu...
O'nun derdi, sarp yokuşum;
Çıktıkça göğüm, yaş doldu!
Bir busecik vermez oldu,
Kimi insanlar yüksekten korkar da
Niçin bir ufku, süzerken rahattır?
Halbuki ufuk, çizilmiş bir hattır,
Sanki semalar, açılır ard arda!
Hep seni hayal ettim
Yuvamın odasında
Öyle hayran seyrettim
Gönlümün aynasında
Hep seni hayal ettim
hep aynı manzara olur
ya uyur yahud seyreyler
kimisi de kitap okur
hiç değişmez hep böyleler
bir ihtiyar bindiğinde
Yorgun değneği elinde,
Yer bakar eli belinde!
Yazık, uykular kaçamak...
Sanırsın, tapulu malı,
giyinsem kışlık montumu
bir çığlık kopar başımda
dış kapım onun mahkumu
nöbet de tutar yolumda
pembe panter gibi sessiz
şarkıda şöyle geçiyor
kentsel dönüşümler filan
dönüşüm nerde oluyor
kafasında ona sorsan
eskileri yıkıyormuş
Ah canım sana sevgiler
Sular seller gibi aksın
Halinden taşan ezgiler
Bülbüleyin bağrım yaksın
Zülüfü düşmüş kaşına
vuslat günüm, kerimem
bir ikindi vaktiydi
tik taklardı kelimem
bu aynıyla vakiydi
doğdun, ikindi ezanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!