Gün, gül gibi açmış, mesajlar gelmiş:
-- Hayırlı sabahlar, kalktın mı Şah'ım?
Seherde gülleri, bülbüller dermiş;
Her mesajında gül, koksun sabahım!
-- Ben mi uyandırdım yoksa şairim?
Şurda bir şairin gönlü yatıyor,
Şu servi, gül, beyit ne anlatıyor?
Ebced hesabıyla bağlandı hayat,
İşte bu kadarmış, gerisi lügat...
Şu esen yel, bülbül, kararmış lâle;
İlhamın hoppala yüklen,
Dağlara tırman, ey şair!
Kaybolsun ardından şehir,
Git börtü böcekle dertlen!
baktım sahibinden coma
heyhat ki bakmaz olaydım
piyasalar olmuş koma
malımı satmaz olaydım
eridi malımla param
Bir dünyadır ki, her şey görünüşte;
Sahne ve dekor, sebepler dünyası
Perdeler iner, kıvrım kıvrım düşte;
şehit haberi gelir
kızıl ufkun koynunda
bütün millet yıkılır
bir kaç günün dalında
şehidin odasıdır
Şehrin göbeğinde minik bir orman,
Bana köy havası verir her sabah...
Gönlümü eyler eskilere seyyah,
Moralara sinmiş taze bir duman.
bir beyaz gonca güldüm
çiçeğe durdum senle
dertli gezen gönüldüm
yeniden doğdum senle
aşka hasret bülbüldüm
nasılsın bal çiçeğim
bensiz gurbet ellerde
ararım sevdiceğim
seni elbet her yerde
yarim yoksa yanımda
Feryat eden gönülden,
Bazı demler gelir ki,
İmdat diye haykırdığı işitilir.
Niye bağırır, bilir misin?
O gönül, ah o gönül,
Sevgi ilacına muhtaçtır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!