Gülocan, sırlı ayana,
Verdin deli gönlüme.
Nedir bundaki mana?
Gülocan, baktım sırra,
Ateş düşmüş gönlüme;
sıvı yağ olmuş kaç lira
haberin var mı evladım
bir devir dönünce kira
sabit kalır mı evladım
güya fırlayınca dolar
Kızım soruyorsun, Gönül Dağı'nı,
Ah çerçevemiz oldu kanal yedi!
Bu saf baş roller, beni diş diş yedi,
Entrikaların, geçtim sarp dağını!
Gönlünde sevgiden başka,
Ne varsa salıver gitsin.
Pervane uçar gibi aşka,
Gözlere dalıver gitsin.
Gönül dağı dağlar gibi,
Sonu gelmeyen bir ip gibi sanki,
Gökyüzünden sarkıp, toprakta biten...
Ve çoğalınca, manzarayı yutan,
Bir dev olur da, indirir ak sergi!
Ben yar ile yanmışım,
O yar yanmaz mı bana?
Rengine boyanmışım,
Halim sormaz mı bana?
Ben yar ile olayım,
Gül bağlarında gül arar,
Bulamaz ki yar gibisi;
Ne yapsa kılamaz karar,
Yarsız esen kar dibisi!
Şu gül bağları gurbettir,
Bir ekmek gibi gönlümü de pişir,
Aşk ocağında mahalle fırını.
Ekmeğe derlerdi nan, eski zaman;
Aranır oldu mahalle fırını.
Ey alevler ile başı dumanlı,
Yeşil gözlerin gönlümde,
Kanatlanmış uçar harf harf...
Şakır billurdan sayfamda,
Yare mektup olur zarf zarf.
Dürüldü şahım kervan,
Yollara olduk revan.
Ufukta renk cümbüşü,
Gün gün eyler deveran.
Sahralar bir bir açar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!