Ben bir aynayım, masiva döşeli,
Süzülür mekân, sırrımdan içeri;
Bakar körlere, eşya dört köşeli,
Kimse bilmez beni, benden içeri!
Bensiz gecenin esen hayaline,
O sarı saçlarını salıver gitsin.
Suya yansıyan ayın cemaline,
Yeşil gözlerinle dalıver gitsin.
Yarin yüzüne bakınca
Zaman ne çabuk geçiyor
Gönlümde aşkın yanınca
Her bir an asır geliyor
Zaman ki akıp gidermiş
Kavak meydanından çıktın mı yola,
Kadim Ayasofya uğurlar seni!
Türbeler serpilmiş hep sağa sola,
Mezarlar hüviyet belgesi gibi...
Hanlarla hamamlar koyun koyuna,
günüm geceye döndü
imdi yatma zamanı
sokak lambası söndü
uyku satma zamanı
tamam her yer karanlık
tomurcuktun da açıldın
gülüm ana kucağında
ninnilerle de saçıldın
yavrum baba ocağında
uyu da can kızım uyu
Neredesin Gülocan,
Patlıyorum, cevap ver!
Sabır taşım Gülocan,
Çatlıyorum, cevap ver!
Güneysu'yun tepesi,
Karşıki dağların dumanı iner,
Kaşlarına yârin, ah kaşlarına...
Bu gözler, kirpikler, sende bu cevher,
Varken, şebnem düşer, yâr yaşlarına!
Gönül, gamı çeker, pervaneyi nur...
Erik ağacında, sallanır üzüm;
İzah getiremez, baştaki gözüm!
Kozunu istermiş, bostan sahibi;
Nedir bu hal, nedir, hakkın talibi?
Kerpiç dolu kazan, poyrazla kaynar;
Öyle bir kızgın ki, havsala donar!
kelimeler hudut çiziyor
duygularıma cimcimem
geceler tespih diziyor
uykularıma cimcimem
hasret anlatılmaz bir hal




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!