Kıskanç zincirler ardında durur yürek,
Kırar zincirleri Çağlayan gibi vurur yürek.
Namert gözlerinde kahbe bakışlar,
Orospular fitne fesat nakışlar,
Dar sokaklarında izmirin, Kaldırımlar seni hissettirecek,
Uzun zülüflerin ve gözlerin, Savunmasız bir halde göz gezdirecek.
Ve ben seni görmeden edemem,Neden gözlerin körfezi yenemez,
Bahar gelmedi son bahar gelmeden,Sokaklar pusludur sıkı giyin gelmeden.
kapanan göz kapaklarım yorgunluğuma işaret,
eskiden şiir okurdu gözlerim şimdi makale,
birşeyler seçmek lazımsa eğer illa ki;
karakterimi tamamlaması gereken şeylerden ve dahi,
hayatın keşmekeşinden kurtarmasa bile beni,
özümde yatan şiir denen vahşetten vazgeçemem ki.
Sevdan bir ateş olsun,
Düşsün içime,
Ağladıkça tutuşsun,
Yansın kime ne?
Gözden düşmüş bu hayat,
Yok olmuş bir kere,
soğuk soğuk esti hava,
Mezba dolabında - 18
Var olan her şey donmuş benden başka,
Hıçkırık sesleri kulağımda,
Bir nem ıslaklık dudağımda,
Ağlıyorum kendim farkına varmıyor,
Bir bitişin üzerine kurulan başlangıçlar,
Giden kalanın farkında mı?
Kırık dökük kalplerde yamalı aşklar,
Kıran kırılanın farkında mı?
Düşünmeden edilen kaba laflar,
Ucu kime dokunur, kime batar?
Sana karşı kendimi hiç ifade edemedim,
Neden? Bilmiyorum.
Beni anlayamayacağından korktum belki,
Beni dinlemezsin diye korktum belki.
Hiç derdimi anlatmadım,
Hiç derdimi dinlemedin, belki de bu yüzden.
Korkuyorum, hiç korkmadığım kadar,
Senin gitmenden korkuyorum,
Göçüp gitmenden,
Susuyorum, hiç susmadığım kadar,
Bana bakışına susuyorum,
Sevdaya susuyorum.
Biraz daha tütüyordu dumanı,
Sohbeti derindi masanın.
Boş şişeler masa altı,
Ne lafı edilir derdin tasanın.
Kalabalık değil –olsaydı- çekilmezdi zaten.
Yalnızlığı tadıyorum, tüm kurallarıyla,
Sanmayın içimi yakmıyor,
Bir pencere, boş perdesiz,
Beş metrekare bir oda,
Yalnızlığı tadıyorum tüm darlığıyla,
Sevgilim, dostum, şiirim,




-
Kül Kedisi
Tüm YorumlarGardaş