geceyi bulacak bir hüzün
yarım şarap
masa
günbatımı
gerisi senin
o çocuğun
kirli avuçlarının içinde,
duran,
katlinin,
lastikten bir sapanda
kalmış sebebidir...
şehri kasıklarımın sızısı,
çocukların avuç içleri,
nasırlı bakışları tarihin,
kayb simalar,yanlış adresler
şehri vicdanımda gerilen
sosyal,duygusal uhdeler,
tüm yollar aşka çıkar yüce sezar
tüm sokaklar ayrılıkya kesişir konstantinopoliste
2
içersen ömrümü bir kere de
umut firar eder düşlerimden
3
varoş mahallelerinin göğünde ipini zorlayan bir uçurtma:
öz-gür-lük
sarılmış maviye sımsıkı
bahar kokusuyla geniş
tepenin yeşilliğine dönmüş yüzünü
susmalı ve dinlemeli
işte çıkrığın ilk ayrılışı
kör kuyudan.
uzağın ve aşkın sıcaklığında
hayallerinden kayan bir yıldız parlamasın yüzünde-
ağladığında - vicdanımı kesip atarım yoksa
-kendimi kesip atarım
-düşlerimi.
kim sevmiş kendinde olmayanı
buruk şarkı!
iç sularını sızının
geç kendinden...
kırık bir gitar çalıyor bu çığlığı
buruk tad gerilip dilimde
kelimelere sataşma
ağlaması ne kadar kısaysa
istanbulun
o kadarını anlattım sana geceden düşerken
sabahçı ağlar,vardiyaya kalan martıları
Dışarı Çıkma Yasağına Uyunuz Lütfen!
Damlaya damlaya biriktirdiğim hayal kırıklıklarına ve milyonlarca insanın öldüğü bir göl olan kalbime
Durun Bayım, bu Vapura binemezsiniz! Boğazda Lodos var, Vapur seferleri iptal edilmiş,
Sokağa çıkma yasağı var, bir de şu var, unutmadan söyleyeyim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!