Bu gece yıldızlar yanıyor bak…
Ellerimden, son kez tutsan ne olur.
O, kırların yamaçlarında dolaşırken…
Kaybolsak bir gün batımında, gözlerden
Sen ben olsak, bu akşam vaktinde,
Çağlayan nehir gibi…
Doldum, taşarım, dokunmayın bana,
Zaman işlemesin, kurmayın dura,
İçime sığmıyor, gündüzüm yara,
Zehir zemberek olmuş, hayat dargın.
Bu ömre bizi katalım.
Zaman yokuş olsa tene,
Hiç aldırmam tırmanırım.
Gözün yıldız olsa yine,
Hiç düşünmem tırmanırım.
Bu ömre yağsan, ıslatsan beni…
Sevginin yüreğe son vuruşu gibi
Duygularımın kanatlarındayım,
Üstelik bir tepeden, kuşbakışı bakarken,
Hayallerimin son durağındayım…
Bu ömürde sürgünüm yanımda yoksan…
Rüzgârın tenimde meltem oluyor.
Yüreğim ısınıyor sevgim banıyor.
Kördüğüm olmuş hayat çözülüyor.
Varlığıma hep sen doluyorsun, sevdam.
Bu yüreğim…
Sensizliğim acıyor yüreğimde,
Sevgim, pranga tutsağı tenimde,
Ruhumu saran, bakışların bende,
Ne yapsam bilmiyorum, kayboldum.
Dağılsam tozlarıma…
Artık sorma gözlerime, seviyor musun diye?
Bu anlamsız soruya, kaç kere bandı gönlüm.
Yüreğini azık yapıp da, aşka saplandı ömrüm.
Kaç kez öldüm, yağmur tanesi gibi döküldüm.
Dilim sus idi…
Zaman bir sarmaşık gibi dolanmış,
Her geçen yıla, bir çentik atıyor.
Müebbet biçilip, ferman yazılmış.
Varlığım sarılıp, ömrü taşıyor.
Denizlerin yosun kokan kıyılarına dalgalarla gelmeli…
Yıldızlar gökyüzünde kendi hallerinde sessizliğin hükmünü giymiş
Bir sükûnet içinde kadere yanar gibi ışıldayan bakışlarını boşluğa bırakır
Karanlığın kapısını açar aslında perdeyi aralayarak odalara süzülür ansızın
İçeride bir hayat doğar yaşayan bir ölümün damarındaki son nabız atışıdır
Deniz söndüremez…
Arama, bir çalı arkasına gizlendim.
Gözlerinden kaçtım, görmesin beni dedim.
Yüreğimde, dolu bir sevda idin içtim.
Uzaklardan sevdim seni, hiç bilemedin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!