Bu yüreğim…
Sensizliğim acıyor yüreğimde,
Sevgim, pranga tutsağı tenimde,
Ruhumu saran, bakışların bende,
Ne yapsam bilmiyorum, kayboldum.
Dağılsam tozlarıma…
Artık sorma gözlerime, seviyor musun diye?
Bu anlamsız soruya, kaç kere bandı gönlüm.
Yüreğini azık yapıp da, aşka saplandı ömrüm.
Kaç kez öldüm, yağmur tanesi gibi döküldüm.
Dilim sus idi…
Zaman bir sarmaşık gibi dolanmış,
Her geçen yıla, bir çentik atıyor.
Müebbet biçilip, ferman yazılmış.
Varlığım sarılıp, ömrü taşıyor.
Denizlerin yosun kokan kıyılarına dalgalarla gelmeli…
Yıldızlar gökyüzünde kendi hallerinde sessizliğin hükmünü giymiş
Bir sükûnet içinde kadere yanar gibi ışıldayan bakışlarını boşluğa bırakır
Karanlığın kapısını açar aslında perdeyi aralayarak odalara süzülür ansızın
İçeride bir hayat doğar yaşayan bir ölümün damarındaki son nabız atışıdır
Deniz söndüremez…
Arama, bir çalı arkasına gizlendim.
Gözlerinden kaçtım, görmesin beni dedim.
Yüreğimde, dolu bir sevda idin içtim.
Uzaklardan sevdim seni, hiç bilemedin.
Dalıyorum en derin sensizliğe…
Bir çığlık patlar yüreğimde, hayat kanar damla damla
Gözlerime kan çanağı hüzün dolar, bakışlarım boğulur
İçimden yılların isyanı ayaklanır, acılar kaynar yanardağ olur
Durgun bir su iken tenimden sel olur dökülürüm, hayata…
Dalmışsın sen…
Yalnızlığın görünmez tenine dokundum,
Ellerim üşüdü ruhum üşüdü, titredim…
Yokluğun prangasına düştüm, çok ağırmış
Taşıyamaz gözlerim sonsuzluğu sensiz…
Damla damla aşksın…
Emekledi aşk yüreğimde, sana sıcacık aktım,
Kaynadın sonra tenimdeyken, buhar olup ta uçtun,
Duygularına işlenirken, kalem olup ta yazdım,
O kadar yazdım ki sevgimi; yazan elimi tuttun…
Damla damla dökülsün içim…
Dereler akıyor uzaklardan sanki yüreğime
Sönmüyor bu ateş çağlayan olur gibi
Tenimde kanıyor yılların hatırası
Dinmiyor bu özlem ruhumda patlar gibi…
Damla olup sıçrıyorsun…
Yine bu dünyanın kalabalığındayım…
Yalnızlığımla dolaşıyor duygularım.
San ki; herkes etrafımda yokmuş gibi…
Ruhumu, dibe çeken girdaplardayım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!