Söndür…
Zamanı al giderken,
Beni yaşamasın, bir ömür.
Güne dönmezse gecen,
Seni, gözlerimde söndür.
Son gibi düşer gece…
Gurbet olmuş ömrümün, geçen her anı,
Gözlerimin gördüğü uzaklar, sıla kokuyor.
Aşkımın kokusu sürülmüş, sanki han yanı,
Yürüdükçe adımlarımda, yollar bitmiyor.
Sonra yıkılır bedenim…
Gözlerim sensizliğin,
Gölgelerine takıldı
Ama sen yoktun,
Bu karanlıklarda,
Şehit olan soma Mehmetçiklerine…
Yüreğimde kara zindanlar var,
Gözlerimde kör noktalar, dolaşıyor…
Suratımda saklıdır, kömür karası acılar,
Soma yanıyor dostlar, ağıtlar yakılıyor…
Sönmez sevda yanığım…
Saldım ruhumu tenimden, bir güvercin misali.
Kanatlarım sen ol, yüreğimi alıp götür.
Baktım kalp gözümden, mecnun misali.
Leylam sen ol, ömrümü alıp götür.
Sonra mı? ...
Zaman dur artık, dönme etrafımda…
Ben denizimin dalgalarına, basa basa,
Açıklarımdan, yakamoz topluyorum.
Gecenin en kasvetli, anını süsleyip,
Sonra sonsuzum olsan…
Son zamanlarda,
Güneş doğmaz gözlerime,
Sanki bir karanlık, gece gibiyim.
Şafak atmaz ruhumun,
Sokaklarında dolaşırım…
Dudaklarım kurumuş bir toprak gibi,
Düşmüyor damla busen.
Tenimde çölleşen, duygularım varken…
Gelip yeşersen kuraklığımda,
Sökemiyorum seni…
Hep hayatımın parçalı bulutusun,
Kapalı bir gökyüzü gibi…
San ki; her an sağanak olup ta,
Yağacakmışçasına, üstelik umarsızca…
Söktüm yüreğimden seni...
Ruhumu denize saldım, dalgalar tuttu.
Öyle hırpalandım ki; her yanımı terkedilmişlik sarıyordu.
Saatlerce gökyüzüne baktım, martılar konuşuyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!