Sonsuzluğun ormanında kaybolurum…
İçimden söküyorum seni,
Aslında;
Kendimi öldürüyorum, biraz…
Zaman;
Sonsuzluğun rengi…
Yüzüyor umutlarım, gözlerinin yaşında,
Tenimi yorgunluğun, dokunuşu sararken…
Sokaklar dar geliyor, nefesimi boğarcasına,
Yaşayamam yalnızlığımı, yokluğun yanımdayken…
Sonsuzluğun sokulmuş
Gönül dağımda, duygularım bulut olmuş.
Önünü göremez bir haldeyim.
Sanki gök kubbe yarılmış, içinden…
Bir ömür sakladığım, sevdam dökülüyor.
Son sessizliğimin yollarına düşüyorum…
Zaman kelepçesini vurmuş ömrüme,
Müebbettin kodesinde yatıyorum,
Yalnızlığın prangaları düşmüş şansıma,
Ve takmış hayat bacaklarıma, öyle bir esir almış ki…
Sonsuz aşk…
Yüreğinde bir güneş açtı, sevdamın gökyüzüne…
Bahar şarkıları ötüştü, kuşların sesinde.
Boşluğun her metresine, ismini yazdı kader.
Dilime dolaşan aşkın, ruhuma karıştı…
Sonsuz bir gökyüzü olurum
Gözlerimi kapattığımda, uyuduğumu sanma…
Ben asıl o zaman yaşarım.
Her gözümü kapattığımda, içimden bin duygu açar.
Hayat olurum anlayacağın…
Sonra yıkılır bedenim…
Gözlerim sensizliğin,
Gölgelerine takıldı
Ama sen yoktun,
Bu karanlıklarda,
Şehit olan soma Mehmetçiklerine…
Yüreğimde kara zindanlar var,
Gözlerimde kör noktalar, dolaşıyor…
Suratımda saklıdır, kömür karası acılar,
Soma yanıyor dostlar, ağıtlar yakılıyor…
Sönmez sevda yanığım…
Saldım ruhumu tenimden, bir güvercin misali.
Kanatlarım sen ol, yüreğimi alıp götür.
Baktım kalp gözümden, mecnun misali.
Leylam sen ol, ömrümü alıp götür.
Sonra mı? ...
Zaman dur artık, dönme etrafımda…
Ben denizimin dalgalarına, basa basa,
Açıklarımdan, yakamoz topluyorum.
Gecenin en kasvetli, anını süsleyip,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!