Şimdi artık susabilirim
içim konuşurken
bilmiyorum
hemde hiç bilmiyorum
yaprak döken ağaçlar gibi kimbilir hissiz
hangi denizin içine batıyor başımın içinde doğan güneş
Gün çoktan doğdu buralarda
Gün çoktan
sırtımda özlemlerin yükü
yüreğimin içinde eski bayramlar
okulumuzun karşısına konan
dömme dolapları özledim
Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum çocuk
Babamı kaybedeli epeyce zaman oldu
Kimi yaşarken kıymet bilmez çocuk
Çökünce orta direk hiç bir şey eskisi gibi olmuyacak
Sen eskisi gibi olmuyacaksın
kuşlara mı yükledin hasreti
ben mi dokundum sazın teline
sensizlik miydi
o ölümsüz eser
kafiyesi tutmayan yarım şarkı
yüreğimdeki sesi çıkmayan
ŞİİR IRMAĞI! !
Nice ırmaklar aksın şiirlere doğru
tutsak kalplerin aşk sabahında gidilen
Ilıman köy kokulu yollardan
Yağmurlar başladı bak
Eylûl sonrası
Vakit hazan safrasında
Sarının her rengi
Dönüşür bir müddet sonra kızıla
Sen bütün hüzünleri kucaklamışsın
Yağmurlar başladı bak
Eylûl sonrası
Vakit hazan safrasında
Sarının her rengi
Dönüşür bir müddet sonra kızıla
Sen bütün hüzünleri kucaklamışsın
Ve ben bu gün çok öksüzüm yine
Bir umuda sarılmışım benim olmayan
Bel bağlamışım başı bitli bir dağa
İnekleri başında otlayan
Her gün kıyım yaşayana
Ele bağlı yaşıyana
Ölüm fermanıdır
gecenin yüzü ışığa
kıyafet değiştirmiş bir gelin misali gök
ürperir içi titrer yaprak gibi kımıldar titreyişleri
Hangi hayal ebedidir ki;
insanoğlunun hayatında
en sevdiklerin bile siler geçer
yok sayar açık kapıları
hiç bitmeyecek sanırsın aldanırsın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!