Ne karanlık
Ne de sessizlik
Geceyi koyulaştıran
Uykularımı darmadağınık eden
kanter içinde bırakan yüzümü
''An geliyor, gidiyorum senden, ama en çok da kendimden…''
Ne zamanını doldurabiliyorum, ne de yüreğini.Hep, bir başka hayatın gölgesine düşüyor; yüzünün bana saklı tarafı. Birileri duysa, başını önüne eğecek, yüreğin geliyor aklıma. Suskunluğun, sessizliğin ve belki de hiç yaşanmamışlık.
Aynada kendime bakıyorum
Herkes kendi denizinde
Kendi gemilerini kurtarıyorken fırtınadan
Sen benim denizimde
Kendi gemilerini yaktın
İçinde beni yaktın
İçinde bizi yaktın
Yalnızsın
Duydum ki yalnızsın
İki kolundan tutup götürmüşler seni yalnızlığa
Hiç direnmeden
Suskun
Başını önüne eğip
Yalnızlık Saati
''Bir adamın yüzünde, bir kadının gözleri ağlıyorken ve kadının suskunluğuna batıyorken, adamın kirli sakalları...
Ayrılık rıhtıma çoktan yanaşmıştır.''
Sen ve ben...
yaklaşıyor
üzerinde yasaklanmış sevgiler taşıyan
karanlık...
güneş ay'dan kaçıyor
ay yıldızlardan
bıçağı göğsünde taşıyanlar
Umutlar
Yaralarımızda saklı
Tohumlar onlar
Ağladıkça güldüren
Yıkıldıkça,
Bir kez daha dedirten
Anımsamak mı dedin
Anımsamak öyle ya!
Gün gelir anımsarız bizli günleri
Yokluğumuzun sessizliği
Ateş gibi düşünce gözlerimize...
Çekilmez biri olun
İnatçı
Aksi
Lanet
Çıkarın göğsünüzün kafesinden yüreğinizi
Hadi uyanın
Sustuğun yerden dirilecek tüm sözleri yüreğinin
Sustuğun yerde düşecek tek yaprağı ağacın
Ve karanlığın en hırçın
En sahipsiz
En deli Kadınlığıyla sevişecek,adamlığın....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!