Gittiğin gün anladım
Camdanmış çocukluğum
Düşürdüm çocukluğumu
Büyüdüm baba.
Yorgundun
Bütün isyanları yağdırıyorum geceye
Pembesini alıyorum hayatın
İçine yılan kaçmış
Bir kavgayı büyütüyorum
İçine akrep kaçmış
Bir kavgada büyüyorum
Umutlar
Yaralarımızda saklı
Tohumlar onlar
Ağladıkça güldüren
Yıkıldıkça,
Bir kez daha dedirten
Sanki kafamın içinde doğurgan bir tanrı var
Düşünen bir ben değilim,
Bir çok ben
Hepsi de birbirine yabancı
Hiç, ama hiç susmuyorlar
Sürekli benle bir kavga
Yalnızlık Saati
''Bir adamın yüzünde, bir kadının gözleri ağlıyorken ve kadının suskunluğuna batıyorken, adamın kirli sakalları...
Ayrılık rıhtıma çoktan yanaşmıştır.''
Sen ve ben...
Aslında ben,
Seni çok kalabalık severdim de
Yalnızlığıma denk geldin
Yalnız seni sevdim
Demli bir çay kıvamında
Akıp gidiyor gözlerimden yüzün
Sesin ki çoktan silinmiş uykularımdan
Kanıyorsun...
Kalbimden parça parça kopup
yaklaşıyor
üzerinde yasaklanmış sevgiler taşıyan
karanlık...
güneş ay'dan kaçıyor
ay yıldızlardan
bıçağı göğsünde taşıyanlar
Kim bilir
Belki bir gün
Yine yolun düşer gözlerime
Bir gülüşlük dönüp bakarsın
Kalbim çiçek açar
Ben hep uzaktan sevdim
Yakından sevmeyi hiç bilmem
Korkarım birini yakından sevmeye
Ne olur, bana bu kadar yakın durma.
Ellerini tutsam
Ya ellerim, ellerinde kaybolursa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!