Yalnızsın
Duydum ki yalnızsın
İki kolundan tutup götürmüşler seni yalnızlığa
Hiç direnmeden
Suskun
Başını önüne eğip
Yalnızlık Saati
''Bir adamın yüzünde, bir kadının gözleri ağlıyorken ve kadının suskunluğuna batıyorken, adamın kirli sakalları...
Ayrılık rıhtıma çoktan yanaşmıştır.''
Sen ve ben...
Aslında ben,
Seni çok kalabalık severdim de
Yalnızlığıma denk geldin
Yalnız seni sevdim
Demli bir çay kıvamında
Akıp gidiyor gözlerimden yüzün
Sesin ki çoktan silinmiş uykularımdan
Kanıyorsun...
Kalbimden parça parça kopup
yaklaşıyor
üzerinde yasaklanmış sevgiler taşıyan
karanlık...
güneş ay'dan kaçıyor
ay yıldızlardan
bıçağı göğsünde taşıyanlar
Kim bilir
Belki bir gün
Yine yolun düşer gözlerime
Bir gülüşlük dönüp bakarsın
Kalbim çiçek açar
Tanıdık ölümler çalıyor kapıyı
Pencereyi açıyorum
Hava sıcak
Ellerim soğuk
Uzun zamandır hiç yağmur yağmadı
Gökyüzüne bakıyorum
Bir türlü zamanla birlikte yol almayı öğrenemedim.
Hep zamanın gerisinde kaldım.
Sanırım en büyük hatam da bu oldu.
Keşke, ben de zaman gibi
Hiç ardıma bakmadan geçip gitseydim.
Beni, hep bu geri dönüşler mahvetti.
Ne karanlık
Ne de sessizlik
Geceyi koyulaştıran
Uykularımı darmadağınık eden
kanter içinde bırakan yüzümü
Ne bileyim
Sanki iyi gelecek gibi sesin
Bunca şiddet ağrısı
Bunca zulüm kokusu içinde
Unutmuşken...
Bir kuşun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!