Yorgun düşsemde duramam ki yerimde
Coşkun gönlüm koşar, hala seferinde
Gönlüm kâh bedenimde, kâh tan yerinde
Umut olur ağlayan çocuğun gözlerinde
Kan içen zalimlere, kim demiş, Şah diye
Vardım’ ki köye
Çoğu göçüp gitmiş
Yaşlılar vefat etmiş
Gençleri yeni yetmiş
Beni tanıyan yok
Seni hatırladığımda, cemalini görmeliyim
Ayaklarının izine, yüzümü sürmeliyim
Salâvat ne kelime, Ey! Hatemül Enbiya
Adını ilmik, ilmik, kalbime işlemeliyim
Samimiyetimle, Ulu Hakka yönelmeliyim
Vaz geç ben sana kıyıp ta el süremem
Kendime bu alçaklığı reva göremem
Sen umut bağlama benim şu halime
Başkasına ait kalbimi sana veremem
Sen henüz taze gülsün ben deremem
Zaman geçiyor, son vaktini dolduruyorsun
Dünyadan değil, sevdiklerinden ayrılamıyorsun
Daha sıkı tutunmak, artık beyhude şu yaşama
Yavaş yavaş sıyrılıp, toprağa düşüyorsun
Hayallerin, yapamadıkların, kalacak geride
İhtişamlı bir topun etrafında durarak
Övünürüz, matahımızla gururlanarak
Düşünmeyiz toptan fırlayan mermiyi
Düştüğü yeri, kana buladığı bölgeyi
Kaç kişi yaralı, kaç can almış, bilinmez
Yurdumda bir uyanış, bir şahlanış var
Zulmete karşı, birlik olup toparlandılar
Yıkılsın etrafımıza örülen, kin duvarları
İşte barışın sembolü, Türkler geliyor
Yetişen kadınımız, erimiz, ilim irfan sahibi
Ben ümitsizce, yalnız seni sevmişim
Senden gayri kimseyi istememişim
Seraba koşar gibi, yine sana gelmişim
Ne olur, benden yüz çevirme, sevgilim
Bir kere, yüzüme gülmeni beklemişim
Şöyle sırt üstü uzanıversem topraklara
Baksam üstümden geçip giden bulutlara
Onlara gizli dileklerimi söylesem mi acaba
İletirlermi, yıllardır beklediğim umutlara
Biraz sonra takılıp kalmasınlar şu dağlara
Ceylan gibi ürkek
Bir güzel geldi, pınara
Pınarın etrafını temizledi, titreyerek
Gül dudaklı güzel, eğildi suya
Ayna gibi, kendini gördü
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!