Namussuzlar için bizim doğrular eğrilir
Dürüst işimiz için eğriler başımıza derilir
Boşu boşuna ortam gerilirde gerilir
Vatan severler, nerdeyse hain ilan edilir
Haydi ispatla bütün yamuklara kendini
Mor sinekler bile, üşüşür bolluğa, vara
Çarmıha gererler, düşmeye gör hele dara
Eğer sende yoksa hiç kimsede olmaz ha
Tüm ilişkileri, bağları koparır, zalim para
Zengin olursan, çoğalır arkadaş, akraba
Sen bana, ben’de sana, muhtacız ebedi
Kollarına sığınmışken, sende sev beni
Sıcaklığına, sevgine muhtaç şu bedenimi
Surlardan atıp’ da, ne olur öldürme beni
Kavlimizden dönmek yok, hatırla o yemini
Ben, beni âdem’ den, biriyim
Biçare kulum, ne evliya ne veliyim
Senin gönlün nerede, nerden bileyim
Benim gönlüm, kutlu yolda, deli divaneyim
Esirgeme ne olur, benden gülümsemeyi
Yaradan’ dan ötürü, hepinizi sevmeliyim
Dağlar, şarkılarıma kulak vermiş
Söğüdün saçları, suya değmiş
Adalar serinlemek için, denize girmiş
Keyif alıyorum, şu gördüklerimden
Bu yaz İstanbul, Çınarcığa gelmiş
Bir varmış, bir yokmuş
Evvel zaman içinde
16 devlet kuran, bir millet varmış
Niceleri imparatorlukmuş
Bazılarıda hanlıkmış
Satık Buğra Han adında bir han gelmiş
Devletin başından, birçok yönetici gelmiş, geçmiş
Derken! Devir devretmiş devri zamana
Şahinler boyun eğmiş pis saksağana
İktidar olanlar partizanlık etmiş yandaşlarını semirtmiş
Varlık içinde yüzmüşler, yüzleri gülmüş
Yönetimi eline geçiren sefa sürmüş
Gel bakalım, baba Hakkı
Nereye böyle öğle vakti
Sıcaktan bunaldın öylemi
Demek serin buldun parkı
İnsanlar aç, hepsi simitçi
Hah hah ha düzene attım kahkaha
Uyku yok, düşünceli girerim sabaha
Utancımızdan giremiyoruz mutfağa
Ağlanacak halimize güleyim bir daha
Bizde insan gücü beleş, de bedava
Ben bu kadar acı olduğunu, bilseydim gurbetin
Evimi barkımı terk edip, yollara düşermiydim
Beni, yaban illerde yalnız bırakan, çaresiz illetin
Sonradan koyan ayrılık şerbetini, hiç içermiydim
Naçar kalmak zor, çaresizliğe düşmek, çok kötü
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!