Düşünüyorum’ da
Çocuklar hala çocuk
İhtiyarlar ihtiyar
Gençler kendi havasında
Hepsi mesut hepsi bahtiyar
Yeşerdi içimizdeki, azınlık ekalliyet
TRT’de her gün, dillerinden yayın et
Hepinizin dilini, eşek arısı soksun, emi
Konuşmuyormuydunuz, sanki dilinizi
Kürt, Zaza, Kırmançı, Gürcü, Ermeni
Kaderim kötü, talih yok’ki bende
Bir hal oldu, aklım kaldı sende
İkimiz tek vücut, bir bedende
Hemhal olup, dirilsek diyorum
Rüzgâr misali, kırlara koşsak
Ey hamuruma maya katan, dost toprak
Üzerinde, çiçekler ağaçlar yaprak yaprak
Şükrederim Ulu Mevla’ya, nimetleri için
Niyaz edip üzerinde, secde’ye kapanarak
Beni reddetme, kapından içeri girdiğimde
Şu yüce ruhu, nakış, nakış işlesem
Camilerdeki minberlere, mihraplara
Beni daima uzak tut yarab ne olur
Tüm kötülüklere, türlü günahlara
Çöl ne denli hasretse, kanmıyorsa
Vardım’ ki köye
Çoğu göçüp gitmiş
Yaşlılar vefat etmiş
Gençleri yeni yetmiş
Beni tanıyan yok
Seni hatırladığımda, cemalini görmeliyim
Ayaklarının izine, yüzümü sürmeliyim
Salâvat ne kelime, Ey! Hatemül Enbiya
Adını ilmik, ilmik, kalbime işlemeliyim
Samimiyetimle, Ulu Hakka yönelmeliyim
Paltosunun eteğine saklandığın adam
Yarın seni terk edip gidecek
Sen yine karşıma gelip, el ufalarken
Gözlerin nemlenip, belin bükülecek
O zalim gittiğinde
Terminalde bir ihtiyar
Çuvalı atıverdi yere ağırlığından
Arka cebinden mendilini çıkardı
Bir güzel siliverdi terini anlından
Oturdu yanımdaki sandalyeye
İstemem, istemem saçlarımıza hiç ak düşmesin
Biz beraberken o güzel zaman, hiç akıp gitmesin
Seninle, şu hayatta böylece kalmak varken
İstemem, istemem gülüm çehremiz değişmesin
Sen hep gonca gül kalmalısın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!