Bütün kalbinle tespih et, Yüce Rabbimi
Çekinme, inanarak ne istersen, dile dilediğini
Ona zorluk yok, ol derse, dilediği olur
Bakta gör, Rabbimin sana ne verdiğini
O Rahman ve Rahimdir, çok iyi tanır seni
Bende bir gonca güle tutuldum
Çilede figan eden, bülbül gibi
Kapılıp, o ahu gözlere vuruldum
Çınarcıkta hoş olan, eylül gibi
Hazana ermiş, mevsim deme
Ömür denen şu yolun sonunda
Zifiri karanlık, geceler gibiyim
Dermansız bırakan dertler, omuzumda
Sadece onun adını, heceler gibiyim
Yürüyorum, meçhul olan sona
Halep’ de yüz arşın atlayan
Yalanına yalanlar katlayan
Yüreğindeki iyiliği saklayan
Nimetlerden mahrum olur
Oturup onu bunu çekiştiren
Neresidir bilmem
Yavaş, yavaş yürüyorum
Cumbalı ahşap evlerin arasında
Karanlık çökmüş sokağa
Ay bulutun arkasında
Rampa aşağı iniyorum
Avuçlarımdan ellerini çekiverdin
Seni kör olası
İplik, iplik ördüğümüz
Dantel gibi işlediğimiz
Sevgiyle beslediğimiz aşkımızı
Bir çırpıda siliverdin
Kuledeki besili bir martı
Gözümün içine bakıyor
Boğazın köpüklü suları
Galatanın cebine akıyor
Ahh ahu gözlü sevgili ahh
Ya Rab şükür ile sana niyaz ederim
Cümle müminlerede rahmet dilerim
Artık sona erse ızdırabım, kederim
Ellerimi yanıma salıp’da yatana kadar
Ya Rab fırtınalar kopuyor kalbimde
Doğudan batıya geldik, rahata erdik, derken
Bir yaz gecesi, evimizde sere serpe uyurken
Unutmam 1999 yılı17 ağustos günü gecesinde
Yakalandık depreme, saat üçü iki geçerken
Caddeler, sokaklar, ana, baba günü gibi oldu
Kalk ayağa, haydi toparlan, dik dur
Sürünmek yaraşmaz sana, Ey Türk
Geçmişte çağ kapatıp, çağ açan sensin
Bugünün, dünden iyi olmalı, Ey Türk
Yurtta, Cihanda sulhun sembolü olmalısın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!