Bu sabah uyandım ki, gökyüzü ağlamaklı
bulutlar gri entarilerini giyinmiş, toprağa bakıyorlar sevdalı sevdalı
Ağaçların saçları sarı
Rüzgar yapraklarla oynuyordu alaylı alaylı
Sesizce dinledim dünyayı
Dünya hiç konuşmadı
BEŞİNCİ SIR ZAMANIN İPİ
Bir kuyunun dibinden fısıldadı ses
Zaman akan değil dokunan bir iptir
Her nefes o ipin ilmiklerinden biridir
BİLÂL’İN SESİ
Taşların suskun kaldığı bir çöl sabahında
Güneş alnına secde eden ilk ışıkla dokundu
Göğsünde zincirler vardı
Ruhunda
Bileğime Bağladığın Dua
Bileğimde bir düğüm vardı
Ne tam kopuyor
ne de çözülüyordu
Sanki her dua orada tutuluyordu
Biraz Daha Sen
Sen gelince
Mardin’in taş evleri biraz daha altın rengi parladı
dar sokaklar
adımlarına sır saklayan bir dua gibi eğildi
Biraz Daha Sen
Sen gelince
gökyüzü mavinin en derin katına indi
bulutlar ellerini bıraktı rüzgâra
Bir Duvar Ve Hayat
yüreğime resim çizen kadın için
Odasında sessizlik vardı.
Hastane odası değildi burası,
Baharın göç yolu
Geceler hep böyle karanlık mıydı
Sokaklar soğuk ve tenha
Şu koca şehir sanki kimsesiz
Evler ışıksız
Bahçenin Dili
Bir bahçe, konuşur aslında...
Suskun değilse rüzgâr,
Ve unutmadıysa toprağın kalbi...
Bana bir şiir yaz
Şimdi desem ki; bir dilek tut içinden, daha yıldız kaymadan..
İsmimi ekle ucuna, dilin amine varmadan..
Bir türkü çığır bağrı yanık ozanlardan




-
Kasım Akçay
-
Fulya Aras Koca
Tüm YorumlarDünyada bir tane Hayat Hanım olsaydı kahrı çekilirdi Nimet Hanım ,o kadar çekilmez hayat hanımlar var ki!
"Nedir şu hayattaki en büyük kazanım?" sorusunun benim için cevabı hep aynı olmuştur. Dost. Evet hayata olabilecek en büyük kazanım dosttur efendim. Canının yanına candaş olacak bir dost, ki böylesinin değeri bin ömre bedeldir. O dost ki haldaşındır, sırdaşındır, ruhunun ve dimağının doygunluğudur, ...