Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan, Bir yiğitlik ki kocaman, Gülmedi asır sana gülmedi, Matemli bir hava sen olmayınca, Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan,
Yeryüzünün velileri sonuna ağlar, Geçit vermiyordu vermedi dağlar, Bir ağıt ki dillerde an be an, Son güneş sendin milletime doğan. Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan.
Mirasçıların terk etti belki davayı, Sen de şereflendirdin şühedayı, Tabur tabur yükseliyor eller, Mekan kıldın sen artık semayı.
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan, Belki bahtiyardır elini sıkan, Bil ki sen gidince değişti deveran. Şimdi yetimlerin feryadı tavan, Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan.
Rahman'ın kulu alır bu mirası, Ne kaldı ki ölüme şunun şurası, Nefes, hava,hepsi bedavası, Ey Osmanlının son tuğrası, Senin ki tam peygamber mirası.
Peşine düşmem artık yalnızlığın, Cümbüşlü gecenin sarhoşuyum ben, Sarayımı alın size veriyorum, Başka bir sarayın ustasıyım ben.
Her gece hizmetkar kişiler saki gibi kadehler sunar bana, Hangisinden içsem sarhoşum, O yüzden aklını yitirmiş deli derlar bana. Çünkü hep sana koşmuşum.
Yeryüzünü ancak keşfettim, Muhteşem nehirlere boyun eğdim, Bir damla, bir damla bir avuç, İçtim, içtim ancak Nil'i terkettim.
Hangi gül sevda sunarken bana, Her adımda ayrı bir mana, Sevdayı değil papatya için, Koca bahçeyi gülü terkettim.
Aşkın mabedidir diye baktığım şehir, Tanınmıyor sureti bu ne iştir, Vefasızların kenti olmuş meğer, Ben de gittim İstanbul'u terkettim.
Bir güzel sevdalanmadan bana, İçimde bir vicdan ses verirken şurama İpi ben gerdim dili ben terkettim.
Akıllı Kişi
Benim dünyamı bana bırakın,
Senin bitmedi mi hala rakın,
Üstüne bir de afyon çekin
Benim dünyamı bana bırakın.
Fitne olunca dilleriniz bir,
Bu ne aymazlık bu ne kebir,
Dönmüyorsa şu dünya denen tekir
Benim dünyamı bana bırakın.
Her alemde ayrı güzellik bulurum,
Ne deseydim bir namus solurum
Her zaman yerde halbuki gururum,
Benim dünyamı bana bırakın.
Nasihat dinleyen akıllı kişi,
Müslüman müslümanın kardeşi,
İslamın yeryüzünde yok eşi,
Benim dünyamı bana bırakın.
Miras
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan,
Bir yiğitlik ki kocaman,
Gülmedi asır sana gülmedi,
Matemli bir hava sen olmayınca,
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan,
Yeryüzünün velileri sonuna ağlar,
Geçit vermiyordu vermedi dağlar,
Bir ağıt ki dillerde an be an,
Son güneş sendin milletime doğan.
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan.
Mirasçıların terk etti belki davayı,
Sen de şereflendirdin şühedayı,
Tabur tabur yükseliyor eller,
Mekan kıldın sen artık semayı.
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan,
Belki bahtiyardır elini sıkan,
Bil ki sen gidince değişti deveran.
Şimdi yetimlerin feryadı tavan,
Sende bir eser var ki Rahman'dan kalan.
Rahman'ın kulu alır bu mirası,
Ne kaldı ki ölüme şunun şurası,
Nefes, hava,hepsi bedavası,
Ey Osmanlının son tuğrası,
Senin ki tam peygamber mirası.
Rahmetle anıyorum ebediyete giden son delikanlıyı(Muhsin yazıcıoğlu)
Yusuf'un Gömleği
Bana Yusuf'un gömleğini getirin,
Nakışlarını sürün yüzüme,
Sahraları göremiyorum.
Nil nerede? Fırat hani?
Anca dem olur çayların demi,
Bir sevda yüklü bir gemi,
Bana Yusuf'un gömleğini getirin.
Bir hayaldir gözümde,
Derman bile kalmadı dizimde,
Ağlamaklı her halimde,
Bana Yusuf'un gömleğini getirin.
Ben de mi zindana düşeyim serkeş!
Size hava bedava, nefes beleş,
Yusuf'suz doğmuyor bak Güneş,
Bana Yusuf'un gömleğini getirin.
Terkettim
Peşine düşmem artık yalnızlığın,
Cümbüşlü gecenin sarhoşuyum ben,
Sarayımı alın size veriyorum,
Başka bir sarayın ustasıyım ben.
Her gece hizmetkar kişiler saki gibi kadehler sunar bana,
Hangisinden içsem sarhoşum,
O yüzden aklını yitirmiş deli derlar bana.
Çünkü hep sana koşmuşum.
Yeryüzünü ancak keşfettim,
Muhteşem nehirlere boyun eğdim,
Bir damla, bir damla bir avuç,
İçtim, içtim ancak Nil'i terkettim.
Hangi gül sevda sunarken bana,
Her adımda ayrı bir mana,
Sevdayı değil papatya için,
Koca bahçeyi gülü terkettim.
Aşkın mabedidir diye baktığım şehir,
Tanınmıyor sureti bu ne iştir,
Vefasızların kenti olmuş meğer,
Ben de gittim İstanbul'u terkettim.
Bir güzel sevdalanmadan bana,
İçimde bir vicdan ses verirken şurama
İpi ben gerdim dili ben terkettim.