Türkçede özür dilerim ingilizcede pardon acaba bu kelimeler insanın hata yapabileceği için estağfirullah da tevbe için var ama sizde sanırım yok.inşallah vardır. Allahtan tevbe kapısı nın onunu kapatamadınız.
ay çiçeği alttaki ifade gayet açık düzeltme mahiyetinde hatamı kabul edecek karakterdeyim ne kadar göz önüne getiirirsen getir ifadem gayet açık sanırım...
belki yanlış bir ifade kullandım ancak Allah'ın kelamı durumu gayet iyi bir şekilde açıklıyor. ancak bir şey yanlışsa onu da kabul edilmeli sonuçta hepimiz Allah'a inanıyoruz ancak islam bir tertil üzere olduğundan faizin daha öncelikli olduğunu düşünüyorum(çok nadir de olsa HZ..Muhammed(sav)beddua etmiştir.
Bununla beraber, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)'in zaman zaman Allah düşmanlarına beddua ettiği de olmuştur. Bi'r-i Mâûne'de yetmiş İslâm davetçisini şehît eden Kilab kabîlesine Resulullah (s.a.s.) bir ay süre ile beddua ve lânet etmişti.
Kâbe'de namaz kılarken kendisiyle alay eden müşriklere de beddua etmiş, Bedir muharebesinde yere serildiklerini gözleriyle görmüştü. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, X / 43-45)
Hendek muharebesinde Medine önlerinde toplanan düşmanın perişan olup dağılmaları için dua etmiş, bunun üzerine geceleyin ansızın doğudan kopan fırtına düşmanın altını üstüne çevirmişti. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII / 342-343)
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.
bencede
Türkçede özür dilerim ingilizcede pardon acaba bu kelimeler insanın hata yapabileceği için estağfirullah da tevbe için var ama sizde sanırım yok.inşallah vardır. Allahtan tevbe kapısı nın onunu kapatamadınız.
sen olsan vermezdin belli
düzeltme fırsatı vermiş mi vermemiş mi?
çek sevimlisin ama bunu bayanlara yap olur mu:))
ay çiçeği alttaki ifade gayet açık düzeltme mahiyetinde hatamı kabul edecek karakterdeyim ne kadar göz önüne getiirirsen getir ifadem gayet açık sanırım...
belki yanlış bir ifade kullandım ancak Allah'ın kelamı durumu gayet iyi bir şekilde açıklıyor.
ancak bir şey yanlışsa onu da kabul edilmeli sonuçta hepimiz Allah'a inanıyoruz ancak islam bir tertil üzere olduğundan faizin daha öncelikli olduğunu düşünüyorum(çok nadir de olsa HZ..Muhammed(sav)beddua etmiştir.
Bununla beraber, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)'in zaman zaman Allah düşmanlarına beddua ettiği de olmuştur. Bi'r-i Mâûne'de yetmiş İslâm davetçisini şehît eden Kilab kabîlesine Resulullah (s.a.s.) bir ay süre ile beddua ve lânet etmişti.
Kâbe'de namaz kılarken kendisiyle alay eden müşriklere de beddua etmiş, Bedir muharebesinde yere serildiklerini gözleriyle görmüştü. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, X / 43-45)
Hendek muharebesinde Medine önlerinde toplanan düşmanın perişan olup dağılmaları için dua etmiş, bunun üzerine geceleyin ansızın doğudan kopan fırtına düşmanın altını üstüne çevirmişti. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII / 342-343)
Allah'ın sözü bütün sözlerden üstündür herkese iyi akşamlar...
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.
Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz Nûr sûresi, 31’inci âyetinde: “Gizledikleri zinetleri bilinsin diye, ayaklarını (yere veya birbirine) vurmasınlar. (Erkekleri kendilerine meyl ettirmesinler)…” buyuruyor.