AL-İ İMRAN 200: Ey iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve cihat için hazır ve rabıta üzere olun ve Allah’tan korkun ki; kurtuluşa eresiniz.
AL-İ İMRAN 165: Böyleyken size düşmanlarınızın başına iki katını getirdiğimiz beladan isabet edince;’’bu nereden?’’Mi dediniz. De ki: O kendi tarafından çünkü; Allah herşeye gücü yetendir.
AL-İ İMRAN 159: Savaşta arkasını dönüp gidenler hakkında Allah onları affetti ve Rasul’üne de kusurlarını affetmeyi ve herhangi bir işte onların görüşünü almasını telkin etti. Allah tevekkül edenleri sever.
AL- İ İMRAN 157: Yemin olsun ki; eğer Allah yolunda öldürülür ve ya ölürseniz, biliniz ki sizin için Allah’ın bir bağışlaması ve rahmeti, onların dünyada kalıp, toplayacakları şeylerden daha hayırlıdır.
NİSA 27:
Allah, sizin tevbenizi kabul etmek ister.
NİSA 25:
Allah değerinizi imanınızla bilir.
NİSA 17:
Fakat Allah’ın kabulünü vaat ettiği tevbe o kimseler içindir ki; cahillikle kusur işler de sonra çok geçmeden tevbe ederler.
AL-İ İMRAN 200:
Ey iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve cihat için hazır ve rabıta üzere olun ve Allah’tan korkun ki; kurtuluşa eresiniz.
AL-İ İMRAN 180:
Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır.
AL-İ İMRAN 165:
Böyleyken size düşmanlarınızın başına iki katını getirdiğimiz beladan isabet edince;’’bu nereden?’’Mi dediniz. De ki: O kendi tarafından çünkü; Allah herşeye gücü yetendir.
AL-İ İMRAN 160:
Ancak Allah’a güvensin o halde mü’minler!
AL-İ İMRAN 159:
Savaşta arkasını dönüp gidenler hakkında Allah onları affetti ve Rasul’üne de kusurlarını affetmeyi ve herhangi bir işte onların görüşünü almasını telkin etti. Allah tevekkül edenleri sever.
AL- İ İMRAN 157:
Yemin olsun ki; eğer Allah yolunda öldürülür ve ya ölürseniz, biliniz ki sizin için Allah’ın bir bağışlaması ve rahmeti, onların dünyada kalıp, toplayacakları şeylerden daha hayırlıdır.
AL –İ İMRAN 149:
Ey iman edenler! Kafirlere itaat etmeyin, yoksa hüsrana düşersiniz.