Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • sosyal dejenerasyon15.09.2007 - 18:17

    MUHASEBE

    Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!

    Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri!

    Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide!

    Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.

    Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!

    Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?

    Evet, kafam çatlıyor, gûya ulvî hastalık;

    Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.

    Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;

    Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

    Üstün çile, dev gibi geldi çattı birden! Tos! ! !

    Sen cüce sanatkârlık, sana büsbütün paydos!

    Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;

    Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen güruhiyle...

    Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!

    Genç adam, al silâhı; iman tılsımlı kılınç!

    İşte bütün meselem, her meselenin başı,

    Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!

    Tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden,

    Daha keskin eliyle, başını ensesinden,

    Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;

    Yerleştirse başını, iki diz kapağına;

    Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?

    Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!

    Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,

    İçimde homurtular, inanma diye gülen...

    İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!

    Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

    Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!

    Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,

    Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,

    Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;

    Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;

    Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

    Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!

    Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

    Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!

    Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım!

    Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;

    Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

    Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?

    Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

    Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!

    Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

    Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.

    Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

    Yeni çirkine mahkûm, eskisi güzellerin;

    Allah kuluna hâkim, kulları heykellerin!

    Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;

    Lafını çok dinledik, şimdi iş inkılâpta!

    Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!

    Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!

    Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!

    Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?


    NFK

  • evham15.09.2007 - 18:08

    '...Meral'in sesinde,göstermeğe çalıştığı tabiiliği bozan bir titreklik vardı...Önlerindeki masa küçük ve yuvarlak olduğu için,Samim onun bütün vücudunu görebiliyordu...Dizleri birbirine yapışık ve bacakları ayrıktı...Eskiden beri Samim,gizlenmiş hislerin ve günah temayüllerinin dizlere tesirine dikkat etmişti...Bunun bir çok şekillerini biliyordu...Fakat o anda,Meral'in birbirine yapışan dizlerinin sembolleştirdiği iç mücadelelerin ve kasılmaların umumi ve kaba manasından fazla bir şey düşünmedi...Zaten onun dikkati Meral'in derhal pozunu değiştirmesiyle neticelendi...Bir müddet sustular...'

  • seni seviyorum15.09.2007 - 17:36

    Buseden pabuç giydirdim o nermin payına...

  • tül15.09.2007 - 03:24

    'Ratcatcher' (1999)

    Lynne Ramsay

  • bıçak sırtı15.09.2007 - 03:06

    Filmle ilgili 'Sinema' dergisinde bir makale okumuştum...

    Çok ilginç detaylar saklı filmde...

  • zâfiyet14.09.2007 - 21:29

    -Canım,biz işte o anların içinde varlığımızın imtihanını geçiririz...O anlarımızın içinde varız veyahut yokuz...Şahsiyetimiz orada bütünleşir ve tam dolgunluğu içinde zıtlıkları karşılar...Sürüklenirsek hiçiz,dayanırsak varız...Çünkü saman çöpü değiliz...

  • bıçak sırtı14.09.2007 - 17:10

    'Blade Runner' (1982)

    Ridley Scott

  • güvercin12.09.2007 - 18:44

    ÂHENK


    Pencerem,karşı evin tahtapoşuna bakıyor...Karşı evin üst katında,çamaşır asmaya mahsus bir tahtapoş...Tahtapoşta,düz ve çapraz bir takım teller...Umumiyetle bu tellerde gördüğüm,gizlice konulup çabucak kaldırılan yorgun ve münzevi bir gömlek,öksüz ve mahzun bir çocuk fanilasından sonra,rüzgarın daimi ürpertileri ve bir çift kuştur...Evet,yalnız bir çift kuş...Bu bir çift kuş,karşı evin ürpertili tellerinde,bir vatan sıcaklığı içinde üslenmiştir...

    Alemde ahengi,bu bir çift kuşta resimlendiği kadar hiçbir mahlukta teşahhus etmiş görmedim...

    Kuşlar telin üstünde dururken,o küçük,o zarafet harikası kafalarının namütenahi ince ve girift oynayışı...Birbirini arayan,sonra başka istikametlere dönen,kendi tüylerini didikleyen,oynayan,boyuna oynayan gagalar....

    Fakat işin büyük harikası,bu kuşların uçmasında...Vücutlarının her noktası birbirine uygun,sahneye bir hamlede atılan hiçbir raks san'atkarı çift,bu kuşların kanatlarını bir anda yayışı ve bir anda telden süzülüşündeki beraberlik ahengine ulaşamaz...Ve o süzülüşler,havada o aşağı ve yukarı o iniş ve çıkışlar; örneklerini bir zamanlar tanıdığımız eski yazı ressamlarından belki hiç birinin çizemeyeceği o harikulade yumuşak kavisler! Ve bütün bu arada,anlatılmaz,çerçevelenmez,kalıba sığdırılmaz bir hareket kafiye ve ahengi...

    Bu bir çift kuşun birbirini takip edişindeki eşitlik san'atkarlığını,aynadan bir duvar önünde dörtnala koşan bir süvariye nisbetle onun aynadaki hayali bile gösteremezdi...

    Bu bir çift kuş,havalarda kainattaki ezeli ve ebedi vahdet ve nizam senfonisinden ılık ve içli bir flüt sesini örgüleştirirken,düşündüm ki,insanlardan çoğunun unuttuğunu,hayvanlar hatırlamaktadır ve hatırlamakta devam edecektir...

    ***

    Mümkün olsa da,gözlerimi havadan hiç indirmesem...Hep aynı evin tahtapoşuna mıhlasam...Asla sokaklara ve meydanlara düşürmesem...İçlerinden dışlarına ve dışlarından içlerine doğru ahenk ve birlik sırrını yüzde yüz kaybetmiş insan kakofonisine kaptırmasam...Ve hep düşünsem,hep tekrarlasam:

    -İnsanlardan çoğunun unuttuğunu,hayvanlar hatırlamaktadır ve hatırlamakta devam edecektir...

    8 Mart 1946


    NFK

  • sadakatsiz/unfaithful12.09.2007 - 18:42

    Evvel yarin sevgilisi ben idim
    Şimdi uzaklardan bakan ben oldum...

  • bitmeyen bekleyişler12.09.2007 - 02:30

    Ağlar gezerim sahili sanki benimlesin
    Ay'da yüzün,geceyi öpen sularda sesin...