Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Romantikoss Favoritess
Romantikoss Favoritess

SÖPER N'APARDIR SEVGİNİZE HİÇBİR GÖLGE DÜŞMESİN

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 16:51

    Keşke insanlar da senin gibi dokunmadan, bozmadan geçip gitseler...
    ama onlar sınır kelimesini yeni öğrenmiş gibiler.

    Kaygılarımız aynı gibi.

    Yaa! Tanıştığımıza sevindim yani !!!

    Ha ha ah.

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 16:37

    Neler yapabilirsin bilmiyorum ama benim seninle hava atmam tam bu kadar mümkün.
    ismen, zihnen, mantıken sanat gibi, kavuşma odaklı ve hafif korkak
    ama gene de aynı konuda ve sadece bir konuda hemfikir

    A, benim de :))

    Susmayan kaç şey biliyorsun ki zaten sadece cennete veya cehenneme gitsek?

    Hiç.


  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 16:27

    Hiç şaka yaptığımı anımsamıyorum.

    Yaptın ya şimdi !

    Bu şaka sayılmaz.

    Tüh !!!

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 15:05

    Ben ne dilersem onu yaparım.

    A, ah? Ne alâka? Hiç anlayamadım.

    Doğru:)

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 15:00

    Sana bütün verdiklerim hediyeydi.

    Çok sevdim aslında o nedenle.

    İyi edersin.

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 14:47

    Merhamet benden sorulur.

    E, sen güçlüsün tabii.

    Aklında tutsan yeter.

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 14:41

    İzah edeyim mi neler gördüğümü?

    Yok gerek yok.

    Doğru.

    Çok net.

    Evet.

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 14:34

    Seni çok iyi duyuyorum.

    Beni mi?

    Evet.

  • Esmaül Hüsna16.04.2026 - 13:37

    Ben senin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğim.

    Adin ne, selam.

    Sana adımı söylemiştim.

    Ben de senin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğim.

    Evet.

  • Esmaül Hüsna10.04.2026 - 22:20

    Cennet gibi bir yerde adam karısını görür. Seni tanıyamadım bir an der. Adamı gören kadın bir an bocalar, sonra sakın bana beni tanımadığını söyleme, der. İkisi konuşurken çocukları gelir. Biz birazdan döneceğiz ama bir saat kadar buradayız. Kadın korkarak bağırır, sizi kim yolladı, diye. Çocuklar korkarak cevap verir, anneannem, diye. Babaları araya karışır, deden toprağa karıştı ama burayı bilir. Anneannen size anlatsın cennet aslında ne renktir? Çocuklar pembe diyince, yanlarında bir su belirir. Suda içmeyin yazıyor. Anneanne görünür, çok geç kalmadık umarım, derken, suyun rengi değişir. Ama yine de içmeyin yazıyor. Karanlık olmuştur. Kaç kere söyledim dinletemedim, buraya not düşmeleri iyi olmuş; karanlıkta içmeyin ! Büyük bir sayfa açılır, yer gök kitap olur: bir daha karanlıkta içmeyin. Sonunda dede gelir, içer. Bence de içmeyin, der.
    Dede gelir, suyu içer.
    Bir durur.
    Sonra yüzünü buruşturur: “Tatsızmış.”
    Herkes donar.
    Çocuk: “Ama içmeyin yazıyordu…”
    Dede: “Okudum zaten.”
    Kadın: “O zaman neden içtin?”
    Dede omuz silker: “Merak.”
    Bir anda suyun üstündeki yazı değişir:
    “İÇMEYİN (AMA MERAK EDERSENİZ SORUMLULUK SİZİN)”
    Anneanne sinirlenir: “Kaç kere söyledim!”
    Adam: “Bu cennet mi şimdi?”
    Dede: “Bilmiyorum ama kurallar çok tanıdık.”
    Yer gök kitap olur.
    Sayfada kocaman yazar:
    “İNSAN: UYARIYI OKUR, DENEYİ SEÇER.”
    Çocuklardan biri suya bakar: “Bir daha içelim mi?”
    Herkes ona döner.
    Karanlık.

    Dede suyu içer.
    Bir anda herkes susar.
    Suyun rengi siyaha döner.
    Çocuklardan biri bağırır: “Dede!”
    Dede sakin: “Geç kaldınız.”
    Kadın geri çekilir: “Ne demek bu?”
    Yer gök kitap olan sayfa hızla açılır:
    “UYARI OKUNDU AMA ANLAŞILMADI.”
    Adam bağırır: “Kim yazdı bunu?”
    Anneanne: “Siz.”
    Karanlık çöker.
    Suyun sesi büyür.
    Ve son cümle yankılanır:
    “İnsan en çok kendine yazılanı okumaz.”
    Tam karanlık.

    Dede suyu içer.
    Hiçbir şey olmaz.
    Kadın yaklaşır: “Bir şey olmadı…”
    Dede başını sallar: “Oldu. Ama hemen olmaz.”
    Karanlık ağırlaşır.
    Suyun üzerindeki yazı silinir.
    Yer gök kitap olan sayfa kapanırken son cümle görünür:
    “Bazı şeyler içildiği anda değil, hatırlandığı anda zehirler.”
    Adam kadına bakar. Bu kez gerçekten tanır.
    Kadın: “Biz buraya neden geldik?”
    Anneanne: “Unuttuklarımızı hatırlamak için.”
    Çocuk: “Peki cennet ne renk?”
    Dede: “Hatırladığın kadar.”
    Işık söner.

    ;)))